ZALİM KOCA

Bu fotoğrafı Danimarka’lı ünlü ve karizmatik bisiklet aktivisti, planlama uzmanı Michael Collville Andersen’in Twitter paylaşımından aldım.

Görür görmez aklıma 2015’te yaptığımız Muğla’dan Brüksel ‘e NowWeBike turunda Avusturya’nın Tuna Nehri boyundaki güzel şehri Melk’te bizi evinde misafir eden beyefendi geldi. (Adını anımsayamadığım için üzgünüm) Kendisi zaman zaman İstanbul’u ziyaret etmiş birisi. İstanbul için şu benzetmeyi yapmıştı: “Zalim bir kocanın eline düşmüş narin bir gelin gibi.”

İşte bu fotoğraf tam da bunu anlatmıyor mu? Dünyanın bütün şehirleri benzer durumda değil mi? Motorlu taşıtların zulmü altında ezilmiyor mu? oysa o narin gelinin gözü onu mutlu edecek sevdiğinde.

HOLLANDALILAR NEDEN BİSİKLET KULLANIYOR?

Cevabı çok basit ve anlaşılır. Sadece 3 ana sebep var. Bunu 3 S olarak ifade ediyorlar: simple, safe, sensible

1) Basit ve sade. Özel ekipman vs gerekmiyor. (Burada vurgulayalım: Hollanda’da kask takma zorunluluğu yok, çünkü bisiklet yolları son derece güvenli.)

2. Güvenli. Bisikletlileri motorlu taşıtlardan koruyan çok iyi bir altyapı var.

3. Akla uygun, mantıklı. Şehir içinde bisiklet en hızlı seçenek. (E tabi bu kendiliğinden olmuyor. Uygulanan politikalar ve hata payı çok az olan alt yapı çok önemli rol oynuyor.)

Başlıktaki soruya cevap “Neden kullanmasınlar ki?” olsa gerek.

Kaynak: mobycon.com

Photo credit: Adnan Çangır

Yönetim mi? Yönetişim mi?

İyi demokratik yönetişimin 12 ilkesi broşürü Sivil Toplum Geliştirme Merkezi tarafından Türkçe olarak yayınlandı. Avrupa Konseyi Yerel Yönetim Reformu Uzmanlar Komitesi’nin “İyi Demokratik Yönetişimin 12 İlkesi” başlıklı broşürü  Türkçeye çevrildi. “İyi Demokratik Yönetişim”in kamu yönetiminin tüm seviyelerinde bir gereklilik olduğu savından yola çıkan broşürde yerel düzeyde, yerel yönetimin yurttaşlara en yakın yönetim olması nedeniyle birincil öneme sahip olduğu belirtiliyor.  

“İyi Demokratik Yönetişimin 12 İlkesi” başlıklı broşürde yer alan ilkeler şöyle; 

1.     Katılım, Temsiliyet, Seçimlerin Adil Yapılması,

2.     Duyarlılık,

3.     Etkililik ve Verimlilik,

4.     Açıklık ve Şeffaflık

5.     Hukukun Üstünlüğü,

6.     Etik Davranış,

7.     Yetkinlik ve Kapasite,

8.     Yenilik ve Değişime Açık Olma,

9.     Sürdürülebilirlik ve Uzun Dönemli Yönelim,

10.  Sağlam Mali Yönetim,

11.  İnsan Haklarıi, Kültürel Çeşitlilik ve Sosyal Kaynaşma

12.  Hesap Verebilirlik

Broşürü bilgisayarınıza indirmek veya görüntülemek için lütfen aşağıdaki linke tıklayınız. Broşürde daha detaylı bilgi var.

 www.stgm.org.tr/tr/icerik/detay/iyi-demokratik-yonetisimin-12-ilkesi-brosuru-turkce-olarak-yayinda

Kaynak: http://www.stgm.org

#yönetim #yönetişim #yerelyönetim

BİSİKLETLİ KADIN İNİSİYATİFİ

Ülkemiz genelinde bisiklet sivil toplum örgütlerinin artışı hız kesmiyor. Bugün gelen bir e-posta yerinde duramayan bir inisiyatifi tanıtıyordu, ben de sizlerle paylaşmak istedim. Kadınların etkin olduğunu görmek güzel. Süslü Kadınlar, Mor Pedal derken İstanbul’dan 2015’te başlayan bu yeni hareket, güzel işler çıkarıyor.İşte bana ulaşan mailin önemli bölümleri;

Bisikletli Kadın İnisiyatifi, bisikletli olan ve bisikletli olmak isteyen kadınlar arasında bir dayanışma ortamı yaratmayı, kadınlara cesaret vermeyi, Türkiye’de gündelik hayatlarında bisiklete binen kadın sayısını artırmayı ve bisiklet dünyasındaki kadınları görünür kılmayı amaçlayan bir kadın girişimidir.

İnsanlara topluluk oluşturma gücü vermek ve dünyayı birbirine yakınlaştırmak misyonuyla hareket eden Facebook’un hayata geçirdiği ve dünyanın 46 ülkesinden 115 topluluk liderini bir araya getiren Facebook Community Leadership Program‘ına (FCLP) Türkiye’den seçilen Bisikletli Kadın İnisiyatifi, aynı zamanda tüm dünyadan programa seçilen tek bisiklet topluluğu olma özelliğini taşıyor. Facebook, geçtiğimiz yıl Şubat ayında Avrupa’da düzenlediği zirvede Facebook uygulama ve hizmet ailesi aracılığıyla topluluklarını oluşturan liderlere destek olmak amacıyla Topluluk Liderliği Programı’nı hayata geçirdiğini duyurmuştu

Biz, gündelik hayatımızda bisiklet kullanan, bazen işe giderken, bazen çocuğumuzu okula bırakırken bisiklet süren kadınlarız. Fakat sayımız az. Diğer taraftan bizim gibi bisiklet kullanmak isteyen pek çok kadın olduğunu biliyoruz. Sadece biraz desteklenmeye, “mümkün” olduğunu görmeye ihtiyaçları var. Biz de bu amaçla bir araya geldik ve Bisikletli Kadın İnisiyatifi’ni kurduk.

Amacımız: Bisikletli olan ve bisikletli olmak isteyen kadınlar arasında bir dayanışmaortamı yaratmak, kadınlara cesaret vermek ve Türkiye’de gündelik hayatlarında bisiklete binen kadın sayısını arttırmak, bisiklet dünyasındaki kadınları görünür kılmak ve daha çok kadına ulaşmak.

Bisikletli Kadın İnisiyatifi ülkemizin dört bir yanında etkin olmak için kolları sıvamış durumda. Bu amaçla yeni bir projeleri Benim Bisikletim, Benim Şehrim – İstanbul’un ilk toplantısını 21 Mart 2019’da İstanbul’da gerçekleştirdiler.

BKİ’nin çalışmaları arasında Eti Sarı Bisiklet Projesi ile ortaklaşa hazırladıkları Kadınlar İçin Bisiklet Kılavuzu da var. Bu çok özel çalışmaya bu linkten erişebilirsiniz. http://sivildusun.net/kadinlar-icin-bisiklet-kilavuzu-yayinlandi/

Diğer taraftan BKİ, uluslararası NoWeMove kampanyasına da katılmaya karar verdi, bu sayede çalışmalarının uluslararası arenada görünür olmasını sağlarken bu önemli kampanyaya destek olacaklar.

Fotoğraflar: BKİ

#bisikletlikadınlar

BİSİKLETİN ENLERİ ÖDÜLLERİ

14 Mart akşamı Marmaris Elegance Otel’de düzenlenen Muğla’da Bisikletin Enleri ödül törenine katıldık, bisikletin yaygınlaşmasına ve Muğla’nın uluslar arası tanıtımına yaptığımız katkılardan dolayı Enerji Verimliliği ve Çevre Koruma Derneği olarak ödülümüzü aldık. Bizi bu ödüle layık görenlere teşekkür ederiz. Ödül alanlar arasında Gençlik Spor Muğla Bisiklet takımı, Fethiye Kara Bisiklet Kulübü ve genç bisikletçi Onur Balkan da vardı.

İlk kez düzenlenen bu ödül töreninin geleneksel hale getirileceğini öğrendik. Tören Muğla Bisiklet İl Temsilcisi İlker Cömert’in büyük emeği özverili çalışmaları ile düzenlendi.

Ödül alanlar arasında Fethiye ve Marmaris Belediyeleri de vardı ki ben bu ödülleri özellikle önemli buluyorum, çünkü şehirlerin yaşanabilir hale getirilebilmesi için bisiklet olmazsa olmazların başında geliyor.

Benim önemsediğim bir başka detay ise bürokrasinin önemli isimlerinin de bu geceye katılmaları oldu.

Daha da önemlisi bu ödül törenine Türkiye Bisiklet Federasyonu başkanı Erol Küçükbakırcı’nın katılması idi. Aynı gün Küçükbakırcı ‘yı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nde öğrencilere yaptığı konuşmasının da bir kısmını dinleme olanağı buldum.

Başkan konuşmasında bisikletli ulaşımın önemine vurgu yaparken Amsterdam örneğini vermekten imtina etmedi(bir çok muhterem vatandaşımız Avrupa’dan örnek verince sert tepki gösterdiği için bunu vurguladım) , Konya’nın bisiklet yollarını överken New York’tan sonra dünyada ikinci sırada yer aldığını belirtti.(Aklımda yanlış kalmadıysa bisiklet yollarının uzunluğu bakımından). Bu bilginin doğru olduğundan emin değilim ama ben başkanın bisikletli ulaşımı önemsemesini şaşkınlık ve memnuniyetle karşıladım. Başkanın konuşmasında Sağlık Bakanlığı’nın dağıttığı bisikletlerin nasıl kullandırılacağı konusunda kendilerine danışmadığını söylemesi de çok önemliydi, zira o bisikletin nasıl kullandırılacağına dair hiç bir planlama yapmamıştı bakanlık. Bilindiği gibi o bisikletlerin bazıları internet üzerinden satışa çıkarıldığı bile görüldü. Ben bu konuda bakanlığın bisiklet kiralama sistemleri kurması veya kurulmasına destek olması gerektiğini düşünüyorum. Bu görüşümü İl sağlık müdürlüğünden arkadaşlara da söylemiştim. Ama Küçükbakırcı’nın dediği gibi bize zamanında sormadılar ki.

Neyse. Bisiklet İl Temsilciliği Muğla’da bir hareketlenme sağladı. Güzel etkinlikler düzenlediler. Ben özellikle Kavaklıdere ilçemizdeki muhteşem Yerküpe Mağarası’ndan start alan dağ bisikleti yarışını çok beğenmiştim. Bu gibi etkinliklerin devam etmesi dileğiyle.

Not: Muğla ili genelinde bisiklet adına emek harcayan çok dostumuz var, onlar da

bu ödülü bizim kadar hak ediyorlar diye düşünüyorum. Örneğin Muğla Bisiklet Derneği. Ülkemizde ilk kamplı bisiklet turlarını düzenleyerek bisiklet kullanımının yaygınlaşması konusunda ciddi adımlar attı. Tur bu sene 13. kez düzenleniyor.

Örneğin Askıda Bisiklet projesi. Zehra Erbil’in ihtiyaç sahibi çocuklara bisiklet temin projesi.

Örneğin Morpedal Kadın Bisiklet Derneği ‘nin tüm Ülkemizi bisikletli kadınların elinde dolaşan bayrak projesi.

Örneğin Murat Demirci ve arkadaşlarının GEKA fonlarıyla gerçekleştirdiği EcoTrails bisiklet ve yürüyüş rotaları projesi.

Bunlar ilk aklıma gelenler. Önümüzdeki yıllar için ödül alabilecekler arasında değerlendirilebilir.

USEFUL TURKISH FOR CYCLISTS

I hope these phrases and vocabulary could be helpful for the English speaking foreign cyclists travelling around Turkey.

1. Is there a ……….. near here?

Bu civarda……… var mı? You can fill in the blank with the following:

Otel (hotel)

bisiklet tamircisi (bicycle mechanic)

Postane (post office)

2. Where is the………..?

………… nerede?

3. How much?

Kaç para?

4. For one person.

Bir kişilik.

5. How far is……. from here?

Buradan…… ne kadar uzak?

6. Do you have food without meat?

Etsiz yemek var mı?

7. Can I have lentil soup?

Mercimek çorbası alabilir miyim?

8. Bread: ekmek

Whole grain bread: tam tahıllı ekmek

8. Milk: süt

Yoghurt: this is originally a Turkish word.

Butter: tereyağı

Egg: yumurta

9. Pasta: makarna

Rice: pilav (when you cook it)

Pirinç(when you buy it at a supermarket as a grain)

10. Beans: fasulye. Green beans: taze fasulye

11.

SÜPER HAFİF, SÜPER SAĞLAM BİSİKLETLER GELİYOR

Bir süredir haberlerini duyduğumuz grafen (yarı metal) maddesi hayatımıza girmeye başladı. Nerelerde mi? Bisiklet lastiklerinde mesela. 2. nesil grafenli lastikleri tanıtan Vittoria şirketi özellikle hız, ıslak zeminde tutunma, dayanıklılık ve patlama direnci konularında performans iyileşmesi sağladığını söylüyor.
Bir diğer önemli haber ise yeniden doldurulabilir piller için geliyor. Başta akıllı telefon üreticileri olmak üzere elektrikli bisiklet sanayisi ve diğer bir çok sektör bu müthiş habere odaklanmış durumda. Grafen-Lityum nano teknoloji piller, mevcut pillere oranla 2.5 katı performans sunmaya hazır ve çok daha hafifler. 1 metreküp grafenin ağırlığının 1 adet iPhone 4’e eşit olduğu belirtiliyor. Uzun zamandır yapılan çalışmalar bu teknolojinin nihayet üretilebilir hale geldiğini müjdeliyor. Bu pillerin fiyatının ise başlangıçta piyasadaki pillerle aynı olacağı 2021’in başından itibaren ise düşerek %40 oranında ucuzlayacağı belirtiliyor.

 4 – 7, 2019 tarihleri arasında Friedrichshafen’daki bisiklet fuarına gidenler bu teknolojiye sahip batarya kullanan bisikletleri deneme şansı bulabilecekler.

Bisiklet sektöründe yukarıda belirttiğimiz gibi Vittoria şirketi bisiklet lastiği üretiminde grafen kullanmayı başardı. Ayrıca karbon jant setlerine de de alaşımın içine grafen konulduğu belirtiliyor.

Peki başka hangi bisiklet parçalarında kullanılabilecek grafen?

Karbon kadrolar, diğer kompozit parçalar, tekstil ürünleri ve elektrikli bisiklet parçaları
(Çünkü grafen süper iletken bir madde) gibi çok sayıda ürün bu listeye dahil olacak.

Çok hafif olması ve şu ana kadar icat edilmiş en dayanıklı materyal olması, eğilip bükülebilmesi, karbon ile birlikte kullanılabilmesi yakın gelecekte süper hafif ve son derece dayanıklı bisikletler kullanabileceğimizi müjdeliyor.

#graphene #grafen #lityumgrafenbatarya

UBER’İN BÜYÜK HATASI

Mart 2018’de Arizon’nın Tempe kentinde yaşayan Elaine Herzberg adında evsiz bir kadının bisikletiyle caddeyi karşıdan karşıya geçerken UBER’in sürücüsüz bir aracının çarparak öldürmesi haberi bütün dünyada yankı uyandırmıştı. Mahkeme, aracın sürücüsü olmadığı için ceza vermeyince bir tartışma da kendiliğinden başlamış oldu. Uber, yasal yükümlülüğü olmamasına rağmen Herzberg’in ailesi ile görüşüp onlara bir tazminat ödeme konusunda anlaşmaya vardı. Ulaşım Güvenlik Biriminin ise elde ettiği verileri halen devam eden soruşturma için açıklayacağı belirtiliyor.

Ama olayla ilgili çok ilginç bir detay var. Herzberg’e çarpan aracın arka plan sürücüsü aracı cep telefonundan takip ediyordu ve araba Herzberg’e çarptıktan sonra frene basmıştı(fren kontrol butonu). İşin daha da kötü yanı ise UBER ‘in bu aracın acil durum fren sistemini devreden çıkarmış olması. Sebebi ise sistem aktif iken tanımlayamadığı bir cisim algıladığında aracı durdurması. Bu durumun, yolculuk konforunu olumsuz etkileyeceği düşünülmüş. O dönemde bu taksiyi kullanmak için sabırsızlanan Uber, biraz acele bir kararla şansını denemeyi seçmiş.

Ulaşımla ilgili davalara bakan bir avukat olan Jim McPherson ise şu soruyu soruyor: ‘Uber ölümcül risk taşıyan bir teknolojiyi kamusal alanda denerken bunun bedelini niye iki kadın ödüyor?’ ( Hayatını kaybeden Herzberg ve aracın arka plan sürücüsü kadın çalışan)

Diğer taraftan bu tür araçlarla ilgili yasal düzenlemelerin henüz bulunmadığı, sadece aracı üreten veya kullananlara güvenmekle yetinildiği belirtiliyor.

Kaza ile ilgili başka bir ilginç detay daha var: Aracın markası Volvo imiş, sürücü koltuğunda ise 44 yaşında silahlı soygundan 3 yıl hapis yatmış Rafaela Vasquez adında bir sabıkalı varmış. (Bu kişinin müşteri veya görevli olduğuna dair bir bilgiye ulaşamadım. ) Gerektiğinde aracın kontrolünü ele alması için oraya oturtulduğu belirtiliyor.

Bu işin sonu nereye varacak henüz bilinmiyor, ama insanoğlu hırsları için yine diğer insanlara ve dünyaya devam edecek gibi görünüyor.

Herzberg ve Vasquez

Kaynaklar: http://www.streetsblog.org thetimes.co.uk

Fotoğraf: thetimes.co.uk

#uber #otomatikpilot

ALÜMİNYUM KADRODA DEVRİM

Yeni kaynak teknolojisi yüksek teknoloji ürünü alüminyum kadroları bir üst seviyeye taşıyor.

Los Angeles Kaliforniya Üniversitesi’nde bir ekip yüksek kaliteli alüminyum AA7075’ten üretilen kadrolar için yeni bir kaynak teknolojisi geliştirdi. Bu gelişme, süper hafif ve süper güçlü alüminyum kadroların karbon kadrolarla rekabet etmesine olanak sağlayacak. Bu aynı zamanda yeni nesil e-MTB’ler anlamına da geliyor mu?

New Welding Technology Takes Hi-End Aluminum Frames To Next Level
Mezun öğrenci Maximilian Sokoluk, laboratuvar mekanikeri Travis Widick ve Prof. Xiaochun Li geliştirdikleri yeni teknoloji ile kaynaklanmış bir kadro ile. – Photo UCLA

Alüminyum 7075 bisiklet endüstrisinde her türlü komponent oldukça yaygın olarak kullanılan bir seçenek. Ancak kadrolar için değil. Niçin? Çünkü kaynak tutmayan alaşım olarak biliniyor. Bu yeni buluşla birlikte bu gerçek artık değişiyor. Bu alaşım artık MTB’lerde, kargo bisikletlerinde ve yüksek kaliteli bisikletlerde kullanılabilecek.

Bu yeni teknoloji hiç bir ek yatırım gerektirmiyor.

Faz ayrıştırma

UCLA’nın Mekanik ve Uzay Mühendisliği Bölümünden ekibiyle Prof Li bu problemin 7075 alüminyum ısıtıldığında çinko, magnezyum ve bakırın aynı derecede erimediğinden kaynaklandığını fark ediyor. Bu durum faz ayrışması (alüminyumda uzunlamasına çatlaklar) sorununa yol açıyor.

TiC nanopartikülleriyle kaynak

İşin sırrı titanyum karbit nanopartikülleri ile yapılan eklem kaynaklarında. Bu teknoloji ile kaynaklanan eklemler inanılmaz derecede güçlenmiş oluyor. Sektörde yaygın olarak kullanılan 6061 alüminyum alaşım 186 megapascal dayanıma sahip iken yeni teknoloji ile kaynaklanan alaşımların dayanımı 392 megapascal olarak tespit edilmiş. Üstelik kaynak sonrası ısıtma işlemleri ile 7075 alaşımın dayanımı 551 megapascal’a kadar çıkarılabiliyor ki bu da çeliğin kaynak dayanımı ile eşit.

TiC nanopartiküller mevcut kaynak aletleri ile kullanılabildiği için hiç bir ek yatırım da gerektirmiyor.

Karbon ile doğrudan rekabet

AA7075 alaşımı çelik kadar dayanıklı ve çeliğini üçte biri ağırlığa sahip. Daha az ağırlığın daha az enerji sarfiyatı anlamına geldiği düşünülürse bu müthiş yenilik elektrikli veya normal, her türlü bisiklet için çözümler sunacak demektir. Prof. Li’ye göre bu kaynak teknolojisi AL601 ile karbon kadrolar arasındaki boşluğu doldurmakla kalmıyor, bisiklet endüstrisinde karbon ile doğrudan rekabet olanağı da sağlıyor.

Kaynak:
UCLA
http://www.newatlas.com

#alüminyumkadro

BİSİKLETLİ ULAŞIM DERNEĞİ KURULDU

Derneğin sosyal medyada yayınlanan bildirisini olduğu gibi paylaşıyorum. Geniş bir vizyonla İzmir’den yola çıkan derneğin iyi işlere imza atması dileğiyle.

BİSİKLETLİ ULAŞIM HAKTIR!
Hak temelli bisikletli ulaşım savunuculuğu için artık yoldayız.

Bisikletli Ulaşım Derneği’nin (BİSUDER) adındaki “Ulaşım” kavramının anlamı, bisikletin sadece şehir içinde evden işe/okula gitmek için kullanılan bir ulaşım aracı olması ile sınırlı değildir. Bu kavram, gezmeye, eğlenmeye, tatile… yani sosyal yaşamın tamamına ulaşmada kullanılabilecek bir “araç” olarak bisikleti işaret eder.

Bisiklete, evden çıkarken gidilen yere göre seçilen elbise, ayakkabı gibi bakmayı, gündelik kullanım eşyası gibi bakmayı ve bu bakışı yaygınlaştırmayı vurgular.

Çünkü insanların iş ve eğitim hayatına erişim dışında sosyal hayatlarında da ulaşım aracı ihtiyacı vardır . Bu sebeple ilk stratejik vizyonumuzu ismimize “ulaşım” kelimesini yerleştirerek bisikletin her türlü hukuki, yazılı ve görsel unsurlarda mecralara bir araç olarak gösterilmesi, anlatılması için çaba sarf etmeyi amaçlıyoruz.

• BİSUDER’in amaçları, çok genel bir tanımlama ile “bisikletin toplumun geniş kesimlerince bir araç olarak kabulüne dair gerekli tüm çalışmaları yapmaktır.”Bu çalışmaları sadece “trafik” kavramı içinde tutmayıp bisiklet kültürünü tüm unsurları ile besleyecek kapsamda düşünmek ve hayata geçirmektir. Bu eylemlerini gerçekleştirirken dayanak noktalarını veriden, bilimsellikten ve insan haklarından alır.
• Kentin dokusunda var olan tüm bireylerin, özellikle de kadın, çocuk, engelli ve yaşlı bireylerin toplumsal ilişkilerinde bisiklet aracılığıyla oluşturulabilecek her tür pozitif etki için projeler tasarlamak ve yürütmek, toplumsal farkındalık yaratmak için çalışmalar yapmak.
● Bisiklete dair hukuki ve kanuni tüm metinlerin sağlıklı çevre, çağdaş dünya gereksinimleri ve insani nedenlere dayalı olarak geliştirilmesi ve hatta değiştirilmesi için çaba sarf etmek.
● Karar vericiler üzerinde bisikletin öncelik sırasını değiştirmek, bu doğrultuda etki edici bir yapıya sahip olmak diğer önemli amaçlarımızdan birisidir.
● Bunu yaparken sağlam bir kurumsal altyapı oluşturarak bireylere değil kuruma has ilkeli refleksler, ilişkiler ve yöntemler geliştirmek diğer önemli amaçlarımız içindedir.

Avrupa’daki ve Amerika’daki çeşitli bisiklet derneklerine baktığımızda derneklerin bisikletli ulaşım altyapısı adına girişim ve etki çalışmaları yapmasının yanında bisikletlileri hukuki ve güvence anlamında da bir çatı altına topladığını görebiliriz. Örneği batıdaki birçok bisiklet derneği üyelerine sigortalama ve hukuki destek imkanları sağlamaktadır.

Bu doğrultuda BİSUDER’in üye ve yönetim kadrolarının önde gelen amaçlarından birisi derneğin bu hizmetlerin sürdürülebilir hale gelmesini sağlamak olmalıdır. Bunun da yolu maddi yönden güçlü ve bu gücünü üyeleri koruyucu ve kollayıcı yönde kullanan dernek yapısı hedeflenen noktalardan birisi olmalıdır. Türkiye perspektifinden bakıldığında derneklerin sosyal sorumluluk sürüşleri, bisiklet eğitimleri, bisiklet edindirme kampanyaları ve güvenli bisiklet sürüş noktaları arasında sıkışıp kaldığını görmekteyiz.

Bu sebeple BİSUDER olarak bu noktalar da dahil olmak
üzere, bisikletin daha farklı noktalarda toplumu ve şehirleri dönüştüren itici güç olduğunu düşünerek yola çıkıyoruz.

BEDAVA BİSİKLET KİRALAMA SİSTEMİ

Fotoğraf, kızı Roma’da yüksek lisans yapan bir arkadaşım tarafından dün çekildi. bisiklet kiralama sisteminde belediyelerin karşılaşacağı problemlerden birisi de bu. İnsan denen varlık tarafından tahrip ediliyorlar. Bu tür bisikletlerin orası burası çalınmasın diye başka bisikletlerde kullanılması mümkün olmayan parçalardan üretilir, ama bu parçaların oranı %100 olamadığı için hırsızların gazabından kurtulamıyorlar. Gerçi bizde daha sıradışı bir hikaye var. Muğla’nın bisiklet kiralama sistemi yazılım sorunu yüzünden neredeyse hiç çalışmadan çürüyüp gitti ve geçtiğimiz haftalarda söküldü. Tamamen çöpe gitti.

Roma da anladığım kadarıyla bisiklet kültürü konusunda epey yol katetmesi gereken bir şehir. Trafik sıkışıklığında epey namı yayılmış.

Bu tahribatlar veya hor kullanmalar yüzünden davadan dönmek olmaz elbette. Çünkü motorlu araç kullanımının azaltılmasının getireceği kazanımlar bu kayıplardan çok daha değerli olacaktır. Paris’teki sistem ilk kurulduğu yıllarda bisikletler Kuzey Afrika ülkeleri ve Romanya’da bulunmuştu. Aradan geçen süreçte Paris daha cesur adımlar attı ve sistem de hala ayakta.

Hatta Paris belediye başkan yardımcısı geçen sene Avrupa Bisikletliler Federasyonu başkanı seçildi. Azim ve kararlılık önemli. Ve sağlam finansman.

Not: Burada gördüğümüz bisiklet, özel bir şirket tarafından işletilen bir sisteme ait. Bu, böyle bir sisteme ayıracak bütçesi olmayan belediyeler için çok iyi bir çözüm. Şirkete operasyon izni vererek bir miktar gelir elde etmek bile mümkün olabilir. Avrupa ve Çin’de örnekleri çok.

#bisikletpaylaşım #bedavabisikletpaylaşım

ALMANYA’DA BİSİKLET TATİLİ

Almanya’da bisiklet sivil toplum örgütleri birliği diye nitelendirebileceğimiz Allgemeiner Deutscher Fahrrad-Club (ADFC) Almanya’da bisiklet tatili planlama aracını güncelledi. ‘Deutschland per Rad entdecken’ yani ‘Almanya’yı Bisikletle Keşfet’ adlı bu rehberin hem online, hem de basılı versiyonu var. İçeriğinde çok sayıda uzun mesafeli rotaların yanı sıra 18 adet “ADFC-Qualitätsradrouten” (Kaliteli ADFC rotası) ve iki adet “ADFC-RadReiseRegionen” (ADFC Bisiklet tatil bölgesi) yer alıyor. Basılı versiyonun 10. sayfasında ayrıca Almanya’daki EuroVelo rotalarını gösteren bir harita da bulunuyor. Sınırları içinden geçen 9 EuroVelo rotası ile Almanya, EuroVelo’nun önemli bir geçiş bölgesi durumunda. Zaten bu ülke, bisiklet turizminden en fazla para kazanan ülkeler arasında Fransa’nın ardından ikinci sırada yer alıyor.


Rehberde rotalar hakkında bilgi, gezi planlama ipuçları ve ve öne çıkan turistik yerlerle ilgili bilgiler veriliyor. Ayrıca bir yenilik olarak artık bisikletliler yeme içme ve diğer bazı ayrıntılar hakkında da bilgi edinebiliyor. Bu 12. versiyonda bir başka yenilik ise ADFC’nin, rota hazırlama uygulaması komoot ile ilk kez işbirliği yapıyor olması. ADFC web sitesi komoot’un dijital haritalarını kullanıyor. Dahası, kullanıcılar da ADFC’nin rotalarını planlarken ve pedallarken komoot uygulamasını kullanabilecekler.

Eğer Almanya’da iseniz basılı versiyonu ADFC’nin ülke genelinde koordine ve kontrol ettiği bisiklet dostu işyeri ve hizmetler sistemi Bett+Bike 

sitesi üzerinden satın alabiliyorsunuz. Bett+Bike, bisiklet dostu hizmetler sisteminin dünyadaki en iyi örneklerinden birisi olarak gösteriliyor ve Avrupa Bisikletliler Federsayonu ECF tarafından da öneriliyor. Bett+Bike sitesinde İngilizce dil seçeneği sunuluyor, ama https://www.deutschland-per-rad.de sadece Almanca olarak hazırlanmış. Belki ilerde İngilizce seçeneği koyarlar.
Bu noktada imdadımıza Alman Ulusal Turizm Genel Müdürlüğü yetişiyor. Germany Travel web sitesinde 30 ayrı dilde bisiklet turizmi konusunda bilgi yer alıyor. Bu 30 dil arasında Türkçe var mı? Evet var!!! Görünce hem şaşırdım, hem mutlu oldum.

Almanya’da bisiklet tatili düşünüyor ve bu siteleri yeterli görmüyorsanız 8 Mart’ı bekleyin. Dünya’nın önde gelen turizm fuarlarından ITB Berlin’de EuroVelo ve ADFC bir kez daha Bisiklet Turizmi Günü düzenliyorlar. Salon 4.1, stand 256’yı ziyaret edip detaylı bilgi alabilirsiniz.
#bisiklettatili #almanyabisiklettatili

Bonn yakınlarında bir bisiklet cafe. 2015 ve 2018’de burada mola vermenin keyfini yaşamıştım. Ren Nehri boyunca kesintisiz bisiklet yolundan seyahat etmek harika bir duygu. Ama 2018’de yolu alttan kaldıran ağaç kökleri sürüş keyfini çok fazla baltalıyordu.
Foto: Feridun Ekmekçi


2018 NowWeBike ekibi olarak Koblenz-Frankfurt etabını pedallıyoruz. Ren Nehri ve üzerindeki şehirler bir harika. Foto: Miroda Otto
%d blogcu bunu beğendi: