USEFUL TURKISH FOR CYCLISTS

I hope these phrases and vocabulary could be helpful for the English speaking foreign cyclists travelling around Turkey.

1. Is there a ……….. near here?

Bu civarda……… var mı? You can fill in the blank with the following:

Otel (hotel)

bisiklet tamircisi (bicycle mechanic)

Postane (post office)

2. Where is the………..?

………… nerede?

3. How much?

Kaç para?

4. For one person.

Bir kişilik.

5. How far is……. from here?

Buradan…… ne kadar uzak?

6. Do you have food without meat?

Etsiz yemek var mı?

7. Can I have lentil soup?

Mercimek çorbası alabilir miyim?

8. Bread: ekmek

Whole grain bread: tam tahıllı ekmek

8. Milk: süt

Yoghurt: this is originally a Turkish word.

Butter: tereyağı

Egg: yumurta

9. Pasta: makarna

Rice: pilav (when you cook it)

Pirinç(when you buy it at a supermarket as a grain)

10. Beans: fasulye. Green beans: taze fasulye

11.

SÜPER HAFİF, SÜPER SAĞLAM BİSİKLETLER GELİYOR

Bir süredir haberlerini duyduğumuz grafen (yarı metal) maddesi hayatımıza girmeye başladı. Nerelerde mi? Bisiklet lastiklerinde mesela. 2. nesil grafenli lastikleri tanıtan Vittoria şirketi özellikle hız, ıslak zeminde tutunma, dayanıklılık ve patlama direnci konularında performans iyileşmesi sağladığını söylüyor.
Bir diğer önemli haber ise yeniden doldurulabilir piller için geliyor. Başta akıllı telefon üreticileri olmak üzere elektrikli bisiklet sanayisi ve diğer bir çok sektör bu müthiş habere odaklanmış durumda. Grafen-Lityum nano teknoloji piller, mevcut pillere oranla 2.5 katı performans sunmaya hazır ve çok daha hafifler. 1 metreküp grafenin ağırlığının 1 adet iPhone 4’e eşit olduğu belirtiliyor. Uzun zamandır yapılan çalışmalar bu teknolojinin nihayet üretilebilir hale geldiğini müjdeliyor. Bu pillerin fiyatının ise başlangıçta piyasadaki pillerle aynı olacağı 2021’in başından itibaren ise düşerek %40 oranında ucuzlayacağı belirtiliyor.

 4 – 7, 2019 tarihleri arasında Friedrichshafen’daki bisiklet fuarına gidenler bu teknolojiye sahip batarya kullanan bisikletleri deneme şansı bulabilecekler.

Bisiklet sektöründe yukarıda belirttiğimiz gibi Vittoria şirketi bisiklet lastiği üretiminde grafen kullanmayı başardı. Ayrıca karbon jant setlerine de de alaşımın içine grafen konulduğu belirtiliyor.

Peki başka hangi bisiklet parçalarında kullanılabilecek grafen?

Karbon kadrolar, diğer kompozit parçalar, tekstil ürünleri ve elektrikli bisiklet parçaları
(Çünkü grafen süper iletken bir madde) gibi çok sayıda ürün bu listeye dahil olacak.

Çok hafif olması ve şu ana kadar icat edilmiş en dayanıklı materyal olması, eğilip bükülebilmesi, karbon ile birlikte kullanılabilmesi yakın gelecekte süper hafif ve son derece dayanıklı bisikletler kullanabileceğimizi müjdeliyor.

#graphene #grafen #lityumgrafenbatarya

UBER’İN BÜYÜK HATASI

Mart 2018’de Arizon’nın Tempe kentinde yaşayan Elaine Herzberg adında evsiz bir kadının bisikletiyle caddeyi karşıdan karşıya geçerken UBER’in sürücüsüz bir aracının çarparak öldürmesi haberi bütün dünyada yankı uyandırmıştı. Mahkeme, aracın sürücüsü olmadığı için ceza vermeyince bir tartışma da kendiliğinden başlamış oldu. Uber, yasal yükümlülüğü olmamasına rağmen Herzberg’in ailesi ile görüşüp onlara bir tazminat ödeme konusunda anlaşmaya vardı. Ulaşım Güvenlik Biriminin ise elde ettiği verileri halen devam eden soruşturma için açıklayacağı belirtiliyor.

Ama olayla ilgili çok ilginç bir detay var. Herzberg’e çarpan aracın arka plan sürücüsü aracı cep telefonundan takip ediyordu ve araba Herzberg’e çarptıktan sonra frene basmıştı(fren kontrol butonu). İşin daha da kötü yanı ise UBER ‘in bu aracın acil durum fren sistemini devreden çıkarmış olması. Sebebi ise sistem aktif iken tanımlayamadığı bir cisim algıladığında aracı durdurması. Bu durumun, yolculuk konforunu olumsuz etkileyeceği düşünülmüş. O dönemde bu taksiyi kullanmak için sabırsızlanan Uber, biraz acele bir kararla şansını denemeyi seçmiş.

Ulaşımla ilgili davalara bakan bir avukat olan Jim McPherson ise şu soruyu soruyor: ‘Uber ölümcül risk taşıyan bir teknolojiyi kamusal alanda denerken bunun bedelini niye iki kadın ödüyor?’ ( Hayatını kaybeden Herzberg ve aracın arka plan sürücüsü kadın çalışan)

Diğer taraftan bu tür araçlarla ilgili yasal düzenlemelerin henüz bulunmadığı, sadece aracı üreten veya kullananlara güvenmekle yetinildiği belirtiliyor.

Kaza ile ilgili başka bir ilginç detay daha var: Aracın markası Volvo imiş, sürücü koltuğunda ise 44 yaşında silahlı soygundan 3 yıl hapis yatmış Rafaela Vasquez adında bir sabıkalı varmış. (Bu kişinin müşteri veya görevli olduğuna dair bir bilgiye ulaşamadım. ) Gerektiğinde aracın kontrolünü ele alması için oraya oturtulduğu belirtiliyor.

Bu işin sonu nereye varacak henüz bilinmiyor, ama insanoğlu hırsları için yine diğer insanlara ve dünyaya devam edecek gibi görünüyor.

Herzberg ve Vasquez

Kaynaklar: http://www.streetsblog.org thetimes.co.uk

Fotoğraf: thetimes.co.uk

#uber #otomatikpilot

ALÜMİNYUM KADRODA DEVRİM

Yeni kaynak teknolojisi yüksek teknoloji ürünü alüminyum kadroları bir üst seviyeye taşıyor.

Los Angeles Kaliforniya Üniversitesi’nde bir ekip yüksek kaliteli alüminyum AA7075’ten üretilen kadrolar için yeni bir kaynak teknolojisi geliştirdi. Bu gelişme, süper hafif ve süper güçlü alüminyum kadroların karbon kadrolarla rekabet etmesine olanak sağlayacak. Bu aynı zamanda yeni nesil e-MTB’ler anlamına da geliyor mu?

New Welding Technology Takes Hi-End Aluminum Frames To Next Level
Mezun öğrenci Maximilian Sokoluk, laboratuvar mekanikeri Travis Widick ve Prof. Xiaochun Li geliştirdikleri yeni teknoloji ile kaynaklanmış bir kadro ile. – Photo UCLA

Alüminyum 7075 bisiklet endüstrisinde her türlü komponent oldukça yaygın olarak kullanılan bir seçenek. Ancak kadrolar için değil. Niçin? Çünkü kaynak tutmayan alaşım olarak biliniyor. Bu yeni buluşla birlikte bu gerçek artık değişiyor. Bu alaşım artık MTB’lerde, kargo bisikletlerinde ve yüksek kaliteli bisikletlerde kullanılabilecek.

Bu yeni teknoloji hiç bir ek yatırım gerektirmiyor.

Faz ayrıştırma

UCLA’nın Mekanik ve Uzay Mühendisliği Bölümünden ekibiyle Prof Li bu problemin 7075 alüminyum ısıtıldığında çinko, magnezyum ve bakırın aynı derecede erimediğinden kaynaklandığını fark ediyor. Bu durum faz ayrışması (alüminyumda uzunlamasına çatlaklar) sorununa yol açıyor.

TiC nanopartikülleriyle kaynak

İşin sırrı titanyum karbit nanopartikülleri ile yapılan eklem kaynaklarında. Bu teknoloji ile kaynaklanan eklemler inanılmaz derecede güçlenmiş oluyor. Sektörde yaygın olarak kullanılan 6061 alüminyum alaşım 186 megapascal dayanıma sahip iken yeni teknoloji ile kaynaklanan alaşımların dayanımı 392 megapascal olarak tespit edilmiş. Üstelik kaynak sonrası ısıtma işlemleri ile 7075 alaşımın dayanımı 551 megapascal’a kadar çıkarılabiliyor ki bu da çeliğin kaynak dayanımı ile eşit.

TiC nanopartiküller mevcut kaynak aletleri ile kullanılabildiği için hiç bir ek yatırım da gerektirmiyor.

Karbon ile doğrudan rekabet

AA7075 alaşımı çelik kadar dayanıklı ve çeliğini üçte biri ağırlığa sahip. Daha az ağırlığın daha az enerji sarfiyatı anlamına geldiği düşünülürse bu müthiş yenilik elektrikli veya normal, her türlü bisiklet için çözümler sunacak demektir. Prof. Li’ye göre bu kaynak teknolojisi AL601 ile karbon kadrolar arasındaki boşluğu doldurmakla kalmıyor, bisiklet endüstrisinde karbon ile doğrudan rekabet olanağı da sağlıyor.

Kaynak:
UCLA
http://www.newatlas.com

#alüminyumkadro

BİSİKLETLİ ULAŞIM DERNEĞİ KURULDU

Derneğin sosyal medyada yayınlanan bildirisini olduğu gibi paylaşıyorum. Geniş bir vizyonla İzmir’den yola çıkan derneğin iyi işlere imza atması dileğiyle.

BİSİKLETLİ ULAŞIM HAKTIR!
Hak temelli bisikletli ulaşım savunuculuğu için artık yoldayız.

Bisikletli Ulaşım Derneği’nin (BİSUDER) adındaki “Ulaşım” kavramının anlamı, bisikletin sadece şehir içinde evden işe/okula gitmek için kullanılan bir ulaşım aracı olması ile sınırlı değildir. Bu kavram, gezmeye, eğlenmeye, tatile… yani sosyal yaşamın tamamına ulaşmada kullanılabilecek bir “araç” olarak bisikleti işaret eder.

Bisiklete, evden çıkarken gidilen yere göre seçilen elbise, ayakkabı gibi bakmayı, gündelik kullanım eşyası gibi bakmayı ve bu bakışı yaygınlaştırmayı vurgular.

Çünkü insanların iş ve eğitim hayatına erişim dışında sosyal hayatlarında da ulaşım aracı ihtiyacı vardır . Bu sebeple ilk stratejik vizyonumuzu ismimize “ulaşım” kelimesini yerleştirerek bisikletin her türlü hukuki, yazılı ve görsel unsurlarda mecralara bir araç olarak gösterilmesi, anlatılması için çaba sarf etmeyi amaçlıyoruz.

• BİSUDER’in amaçları, çok genel bir tanımlama ile “bisikletin toplumun geniş kesimlerince bir araç olarak kabulüne dair gerekli tüm çalışmaları yapmaktır.”Bu çalışmaları sadece “trafik” kavramı içinde tutmayıp bisiklet kültürünü tüm unsurları ile besleyecek kapsamda düşünmek ve hayata geçirmektir. Bu eylemlerini gerçekleştirirken dayanak noktalarını veriden, bilimsellikten ve insan haklarından alır.
• Kentin dokusunda var olan tüm bireylerin, özellikle de kadın, çocuk, engelli ve yaşlı bireylerin toplumsal ilişkilerinde bisiklet aracılığıyla oluşturulabilecek her tür pozitif etki için projeler tasarlamak ve yürütmek, toplumsal farkındalık yaratmak için çalışmalar yapmak.
● Bisiklete dair hukuki ve kanuni tüm metinlerin sağlıklı çevre, çağdaş dünya gereksinimleri ve insani nedenlere dayalı olarak geliştirilmesi ve hatta değiştirilmesi için çaba sarf etmek.
● Karar vericiler üzerinde bisikletin öncelik sırasını değiştirmek, bu doğrultuda etki edici bir yapıya sahip olmak diğer önemli amaçlarımızdan birisidir.
● Bunu yaparken sağlam bir kurumsal altyapı oluşturarak bireylere değil kuruma has ilkeli refleksler, ilişkiler ve yöntemler geliştirmek diğer önemli amaçlarımız içindedir.

Avrupa’daki ve Amerika’daki çeşitli bisiklet derneklerine baktığımızda derneklerin bisikletli ulaşım altyapısı adına girişim ve etki çalışmaları yapmasının yanında bisikletlileri hukuki ve güvence anlamında da bir çatı altına topladığını görebiliriz. Örneği batıdaki birçok bisiklet derneği üyelerine sigortalama ve hukuki destek imkanları sağlamaktadır.

Bu doğrultuda BİSUDER’in üye ve yönetim kadrolarının önde gelen amaçlarından birisi derneğin bu hizmetlerin sürdürülebilir hale gelmesini sağlamak olmalıdır. Bunun da yolu maddi yönden güçlü ve bu gücünü üyeleri koruyucu ve kollayıcı yönde kullanan dernek yapısı hedeflenen noktalardan birisi olmalıdır. Türkiye perspektifinden bakıldığında derneklerin sosyal sorumluluk sürüşleri, bisiklet eğitimleri, bisiklet edindirme kampanyaları ve güvenli bisiklet sürüş noktaları arasında sıkışıp kaldığını görmekteyiz.

Bu sebeple BİSUDER olarak bu noktalar da dahil olmak
üzere, bisikletin daha farklı noktalarda toplumu ve şehirleri dönüştüren itici güç olduğunu düşünerek yola çıkıyoruz.

BEDAVA BİSİKLET KİRALAMA SİSTEMİ

Fotoğraf, kızı Roma’da yüksek lisans yapan bir arkadaşım tarafından dün çekildi. bisiklet kiralama sisteminde belediyelerin karşılaşacağı problemlerden birisi de bu. İnsan denen varlık tarafından tahrip ediliyorlar. Bu tür bisikletlerin orası burası çalınmasın diye başka bisikletlerde kullanılması mümkün olmayan parçalardan üretilir, ama bu parçaların oranı %100 olamadığı için hırsızların gazabından kurtulamıyorlar. Gerçi bizde daha sıradışı bir hikaye var. Muğla’nın bisiklet kiralama sistemi yazılım sorunu yüzünden neredeyse hiç çalışmadan çürüyüp gitti ve geçtiğimiz haftalarda söküldü. Tamamen çöpe gitti.

Roma da anladığım kadarıyla bisiklet kültürü konusunda epey yol katetmesi gereken bir şehir. Trafik sıkışıklığında epey namı yayılmış.

Bu tahribatlar veya hor kullanmalar yüzünden davadan dönmek olmaz elbette. Çünkü motorlu araç kullanımının azaltılmasının getireceği kazanımlar bu kayıplardan çok daha değerli olacaktır. Paris’teki sistem ilk kurulduğu yıllarda bisikletler Kuzey Afrika ülkeleri ve Romanya’da bulunmuştu. Aradan geçen süreçte Paris daha cesur adımlar attı ve sistem de hala ayakta.

Hatta Paris belediye başkan yardımcısı geçen sene Avrupa Bisikletliler Federasyonu başkanı seçildi. Azim ve kararlılık önemli. Ve sağlam finansman.

Not: Burada gördüğümüz bisiklet, özel bir şirket tarafından işletilen bir sisteme ait. Bu, böyle bir sisteme ayıracak bütçesi olmayan belediyeler için çok iyi bir çözüm. Şirkete operasyon izni vererek bir miktar gelir elde etmek bile mümkün olabilir. Avrupa ve Çin’de örnekleri çok.

#bisikletpaylaşım #bedavabisikletpaylaşım

ALMANYA’DA BİSİKLET TATİLİ

Almanya’da bisiklet sivil toplum örgütleri birliği diye nitelendirebileceğimiz Allgemeiner Deutscher Fahrrad-Club (ADFC) Almanya’da bisiklet tatili planlama aracını güncelledi. ‘Deutschland per Rad entdecken’ yani ‘Almanya’yı Bisikletle Keşfet’ adlı bu rehberin hem online, hem de basılı versiyonu var. İçeriğinde çok sayıda uzun mesafeli rotaların yanı sıra 18 adet “ADFC-Qualitätsradrouten” (Kaliteli ADFC rotası) ve iki adet “ADFC-RadReiseRegionen” (ADFC Bisiklet tatil bölgesi) yer alıyor. Basılı versiyonun 10. sayfasında ayrıca Almanya’daki EuroVelo rotalarını gösteren bir harita da bulunuyor. Sınırları içinden geçen 9 EuroVelo rotası ile Almanya, EuroVelo’nun önemli bir geçiş bölgesi durumunda. Zaten bu ülke, bisiklet turizminden en fazla para kazanan ülkeler arasında Fransa’nın ardından ikinci sırada yer alıyor.


Rehberde rotalar hakkında bilgi, gezi planlama ipuçları ve ve öne çıkan turistik yerlerle ilgili bilgiler veriliyor. Ayrıca bir yenilik olarak artık bisikletliler yeme içme ve diğer bazı ayrıntılar hakkında da bilgi edinebiliyor. Bu 12. versiyonda bir başka yenilik ise ADFC’nin, rota hazırlama uygulaması komoot ile ilk kez işbirliği yapıyor olması. ADFC web sitesi komoot’un dijital haritalarını kullanıyor. Dahası, kullanıcılar da ADFC’nin rotalarını planlarken ve pedallarken komoot uygulamasını kullanabilecekler.

Eğer Almanya’da iseniz basılı versiyonu ADFC’nin ülke genelinde koordine ve kontrol ettiği bisiklet dostu işyeri ve hizmetler sistemi Bett+Bike 

sitesi üzerinden satın alabiliyorsunuz. Bett+Bike, bisiklet dostu hizmetler sisteminin dünyadaki en iyi örneklerinden birisi olarak gösteriliyor ve Avrupa Bisikletliler Federsayonu ECF tarafından da öneriliyor. Bett+Bike sitesinde İngilizce dil seçeneği sunuluyor, ama https://www.deutschland-per-rad.de sadece Almanca olarak hazırlanmış. Belki ilerde İngilizce seçeneği koyarlar.
Bu noktada imdadımıza Alman Ulusal Turizm Genel Müdürlüğü yetişiyor. Germany Travel web sitesinde 30 ayrı dilde bisiklet turizmi konusunda bilgi yer alıyor. Bu 30 dil arasında Türkçe var mı? Evet var!!! Görünce hem şaşırdım, hem mutlu oldum.

Almanya’da bisiklet tatili düşünüyor ve bu siteleri yeterli görmüyorsanız 8 Mart’ı bekleyin. Dünya’nın önde gelen turizm fuarlarından ITB Berlin’de EuroVelo ve ADFC bir kez daha Bisiklet Turizmi Günü düzenliyorlar. Salon 4.1, stand 256’yı ziyaret edip detaylı bilgi alabilirsiniz.
#bisiklettatili #almanyabisiklettatili

Bonn yakınlarında bir bisiklet cafe. 2015 ve 2018’de burada mola vermenin keyfini yaşamıştım. Ren Nehri boyunca kesintisiz bisiklet yolundan seyahat etmek harika bir duygu. Ama 2018’de yolu alttan kaldıran ağaç kökleri sürüş keyfini çok fazla baltalıyordu.
Foto: Feridun Ekmekçi


2018 NowWeBike ekibi olarak Koblenz-Frankfurt etabını pedallıyoruz. Ren Nehri ve üzerindeki şehirler bir harika. Foto: Miroda Otto

BAZEN YOLLAR CÖMERTTİR

Çekya’dayız. Muhtemelen Pisek veya Sedlcany’ye doğru ilerliyoruz. Bisiklet yolu yok, ama asfalt hem düzgün, hem de neredeyse hiç motorlu taşıt geçmiyor. Bu bölgede ne hikmetse meyve ağaçları da pek cömertti. Yolda durup yiyorduk, ama stoklamıyorduk. Bu eriklerin lezzeti ise gerçekten özeldi. Tam lastiğimizin patladığı noktada denk gelmişti. 2015 NowWeBike Muğla’dan Brüksel’e turundan.

BURSA’NIN KARDEŞ ŞEHRİ BİSİKLETİ SEVİYOR

Bursa Kükürtlü’de bir caddenin adı Oulu. Oulu’da da adı Bursa olan bir bölge varmış. İki kent arasındaki dostluğu simgeleyen bir uygulama imiş. İşte Finlandiya’nın Oulu şehrinde bulunan bu fotoğraftaki okulun 1200 öğrencisinden 1000’i okula bisikletle geliyor. Kışın bile.

100-150’si yürüyerek,

Gerisi de kayak, kaydırak ve arabayla geliyor.

Fotoğrafın çekildiği sırada sıcaklık -17 derece imiş.

Bisiklet kullanmamak için sizin mazeretiniz soğuk hava mı? O halde bir kez daha düşünün.

Kışın İşe Bisikletle Gitme kampanyasında Oulu 30. sırada yer alıyor. Kampanya bittiğinde kaçıncı sırada yer alacak dersiniz? Bekleyip göreceğiz.

Bursa’nın Oulu ile var olan kardeş şehir bağında bisiklet konusu da gündeme geliyordur muhtemelen.

Fotoğraf: Pekka Tahkola

#kardeşşehir #bursakardeşşehir

ÜNLÜ ŞEF NUSRET BİSİKLETE KARŞI MI?

Bunu bilmiyorum, ama ilginç bir benzetmeye konu olmuş.

Janette Sadik Khan, kendisini ‘sokak savaşçısı’ diye tanımlıyor. ‘Kentsel Devrim El Kitabı’ adlı bir kitabı var. 2007-2013 yılları arasında New York Ulaşım Birimi komisyon başkanlığı yapmış. Bu dev şehrin arabalarda arındırılması, bisiklet kullanılması ve daha yaşanabilir bir şehir olması konusunda önemli işler başarmış.

Savaşa hala devam ediyor Khan. Bu kez Twitter’da yayınladığı bir mesaj dikkatimi çekti. otomobil üreticilerini eleştiriyor. Sürücüsüz, elektrikli veya e-hail (UBER gibi online sipariş edilebilen araç sistemi) gibi modellerin şehrin trafik sorununu çözeceği iddiasına karşı çıkıyor. Bu özelliklere sahip araçların şehrin her yerine girip çıkamayacağını söylüyor, bazı kısıtlamalar getirilmesi gerektiğini savunuyor. Ben de haklı buluyorum kendisini.

Peki Bu konunun bizim meşhur şefimiz Nusret ile ilgisi ne?

Anladığım kadarıyla Khan şunu vurgulamak istiyor: Bir vejeteryan için eti ne kadar iyi hazırladığınızın anlamı yoktur. Burada Nusret’e bir övgü olduğunu düşünebiliriz. Vejeteryan için et neyse bu yeni nesil araçlar da benim için aynı şeydir diyor, ve tabi paylaşımında yukarıdaki fotoğrafı kullanıyor. Kullanmak için izin almış mıdır bilemiyorum. Ben de kaynak gösterilmediği için fotoğrafın sahibini yazamıyorum.

Unutmadan: Londra’nın yeni belediye başkanının adı Sadiq Khan. Pakistan’lı bir otobüs şoförünün oğlu. New York’un sokak savaşçısı Janette Sadiq Khan ile bir yakınlığı yokmuş.

#nusretvebisiklet

#Nusret #Janettesadikkhan

#kentseldevrim

%d blogcu bunu beğendi: