TİMUKAN KARACA

Sevgili okurlar, bu yazı 2014 yılında yayınlanmış, fakat site teknik bir nedenle silindiği için diğer bir çok yazı gibi yok olup gitmişti. Ama tesadüfen dosyaların arasında kopyasını bulunca yeniden yayınlamak istedim. Timukan hanıma sevgilerle.

Adnan Çangır.

Bisiklet festivallerine katılanlar bilir, hatta bir kere katılan muhakkak görmüştür kendisini. Sesinden, hareketliliğinden hemen dikkatleri üzerine toplar. Herkese sınırsız içten bir merhabası vardır. Bisikletin üzerinde sadece Türkiye’de değil farklı ülkelerin esen yelinden de nasibini almıştır. O sadece bisiklet binmez, binerken hemen yanındakinden hem bir şeyler öğrenir hem de bir şeyler öğretir. Öğrenmeye aç, öğretmeye de açıktır.  ‘’Hiçbir şey için geç kalmaz insan!’’ diyerek yaşları kaç olursa olsun bisikletin büyülü dünyasından pedalı bir pikse tozlansın diliyor. 

Timukan Karaca bisikletin ‘Huysuz ve tatlı kadını.’ 

Zorlu parkurlarda yılmadan pedal basarken akşamlar ise muhabbeti ve ortamda müsaitse şen sesiyle dostlarını nasiplendiriyor.

İşte anlatılması uzun hikayesinden bir parça Timukan Karaca:

  • Kendini anlatır mısın Timukan?
  • Ben hayatı yaşamayı, güzel şeyleri seven, hayatımın her döneminde yapılması gereken şeyleri doğru olarak yapmaya çalışan biriyim. Önceleri sabırsız ve aceleci, şimdilerde daha sabırlı ve dinginim. Çok genç yaşlardan itibaren her işimi kendim yapmaya alıştım.  Renkliyim ama çok da düz bir insanım aynı zamanda…  Direk konuşmayı severim.  Çok değişik zevklerim var,  Spor da bunlardan biri; yüzme, atletizm, dağcılık, bisiklet severek yaptıklarım. 
  • Bisiklet ile tanışman nasıl oldu? 
  • 2005 yılında Nilgün Bilgin; “Sen bisiklete binersin bende bir tane var hadi!” deyince bir anda üstünde buldum kendimi. Ama sportmen bir yapıya sahip olduğumdan bir aylık bir kullanımdan sonra Nemrut tırmanışına gittim.
  • Çocukluğundan bisiklet izlerin var
  • Evet, ama bisikletim yoktu. Kiralardık veya arkadaşların bisikletlerine binerdim, iki sokak ötedeki arkadaşıma giderdim.
  • Çocukluğunda Bisikletin olmadan tanışıklığın var
  • Ama bisikletteki en önemli şey dengedir.  Dengem çok iyiydi ve çok cesaretliydim. Bir koç kadınıyım yani amazon kadını, korku hak getire, erkeksi yanım ağır basar.
  • Bisiklette bir tarzın var mı?
  • Bisiklete başladıktan sonra hemen tarzımı belirledim; ben turcuydum.  Uzun yolları bilinmeyen yerleri keşfetmeyi seviyorum. Bana göre bisiklet araç turculukta. Öyle hız yapayım yetişeyim çok yol yapayım gibi bir düşüncem yok.  Ama yol neyi gerektirirse onu yaparız.
  • Turculukta kamp önemlidir?
  • Hiç bir zaman konfor aramayız, her yerde yatabilir ve her şekilde ihtiyaçlarımızı karşılarız yemeğimizi yapar, banyomuzu yeri gelir derede , yeri gelir denizde halledebiliriz.
  • Yola çıktığın kişiler ile uyum çok önemli olmalı.
  • Evet, evet uyum çok önemlidir. Uzun yolda hoş görülü ve yapıcı olmak zorundasın. Bencil insanla yola çıkmak istemem. Uzun yolda dayanıklı olmak zorundasın, öyle sızlanma olmaz. Yeri gelir 10 saat sele üstünde kaldığımız olur. Güneş, soğuk, yağmur her şey olabilir ama yola devam edilir.
  • Tura gitmek isteyenlerin bagajında mutlaka olmalı dediğin. 
  • Hafif bir çadır, uyku tulumu ve mat. Ben her şeyi temizlemek için beyaz sabun kullanırım, özel temizlik malzemelerim, tabak çatal kaşık bardak, fazla olmadan kıyafet, yağmurluk, terlik, mayo, yedek ayakkabı, fener, far, küçük bir ocak. Geri kalanlar yoldan halledilir, ama uzun yolda yağ tuz seker çay yanında olmalı.
  • Turlarda beslenme nasıl olmalıdır?
  • Çoğunlukla karbonhidratla besleniyoruz.  İncir üzüm ceviz hep yanımızdadır. Mideyi çok doldurmadan ama besin değeri yüksek şeyler tercihimiz. Güzel bir yerden geçerken oranın meşhur yemeklerini yeriz. Ama yumurta, makarna, bulgur, tarhana baş yemeğimiz.
  • Tur planı var, yer belli, grup belli, tura çıkmadan nasıl hazırlanıyorsun?
  • Telaşlı biri değilim. Bir haç gün öncesinden götüreceklerimi bir yerde toplamaya başlarım. Yola çıkmadan bir gün önce çantalarımı hazırlarım, sabah sadece giyinip yola çıkmak kalır. Detaylarla uğraşmam. Haritam vardır, internetten harita üzerinde yolumu çıkarırım.  Geçeceğim yerleri tararım, ama yol hali bu kesin değildir, değişebilir de. Doğaçlamayı da severim.
  • Neden, daha mı heyecanlı?
  •  Elbette. Hiç bir şey görmeden bilinmez, arada çok daha ilginç bir yer olabilir veya kalacağım dediğim yerde beğenmeyip kalmam. Kuralcı değilim, o ana göre hareket ederim 
  • Türkiye’nin tanınmış turcularındansın. Festival turlarında gözler hep seni arar. Bireysel turlar ile festival turlarındaki fark nedir?
  • Bireysel turları daha çok seviyorum aslında. Ama festivalleri de desteklemek gerekiyor. Bilmediğimiz bölgeleri çok uygun şartlarda pedallıyoruz. En önemlisi çok güzel insanlar tanıyoruz. Üstelik belki de bu kişiler bizim uzun yol arkadaşlarımız oluyor.
  • Yıl boyunca gerek festivaller gerekse bireysel turlarda yoğun bir şekilde pedal basıyorsun, bunun mali tarafı nedir? Parası çok olanlar mı yapar?
  •  Dışarıdan görüldüğü gibi değil maliyet, çok para gerektirmiyor. Konaklamanı çadır ve yemek isini kendin yaparsan maliyet çok düşüyor. Başka da para harcamıyorsun, tabi bu kişiye göre değişir. Hepimiz paramıza göre harcama yaparız. 
  • Kıyas edersek bisiklet ucuz bir turizm çeşidi midir?
  • Bu da kişiye göre değişir. Başlangıçta ortalama yola çıkılacak bir bisiklet 2 bin lira civarındadır, aksesuarları ile 3000-3500’ü bulur. İyi kullanırsan uzun yıllar sana hizmet verir bisikletin. Turda en çok korkulan mekanik arızadır masraf çıkaracak. Bu da öyle her zaman olmaz. Fakat iyi lastiklerin olacak, bu çok önemli.
  • Konaklama çadırda, yol parası  harcamıyorsun, pedala bastığın kadar gidiyorsun.
  • Turculuğun tadını bir almışsan başka türlü yolculuk çok zevk vermez. Tura başlarken iki yol vardır. Ya evden yükünle çıkarsın ve hep pedallayarak gidersin, ya da araçla bir noktaya gelirsin ve o yörede çizdiğin rotada pedallar yine bir yerden araca biner evine gelirsin.
  • Seyahatin, performans ve tecrübe isteyen önemli bir yönü bisiklet turculuğu. Tura çıkmak isteyenler öncesinde hazırlanmak için neler yapmalı?
  • Ben öyle çok bir hazırlık yapmam ama kesinlikle antremanlı olmak lazım. Taşıyabileceği yükü almalı insan. Özellikle biz hanımlar bu konuda abartıyoruz ama canımız yandıkça azaltıyoruz.
  • Son yıllarda bisiklet festivalleri gözle görülür derecede arttı.
  • Evet, çok sevindirici. Hatta katılımcılara yetmez oldu. Bu her bölge insanını turculuğa da hazırlıyor. Festivale gittikçe yollara alışıyor insanlar. Hatta festival yapılacak yöreye doğru pedallamaya başlıyorlar. Ayrıca festivallerde toplu sürüş teknikleri de öğrenilir.
  •  
  • Festivaller arttıkça katılımcı sayısı da artıyor. İnternette sosyal paylaşım sitelerinde festival fotoğrafları insanların ilgisini çekiyor olmalı.
  • Elbette bizler bir yandan da katılımcı olmanın dışında tanıtımını da yapıyoruz.
  •  
  • Hiç hesapladın mı kaç km yol aldın?
  • Çok oldu biliyorum. Ama ne kadar dersen doğru cevap veremem. 
  •  
  • Sırada neresi var?
  • Uzun zamandır hayalimde olan balkanlar. Ama yol tabi ki beni nereye götürürse. 
  •  
  •  Yollar sana ne öğretti ?

Bana şikayet etmemeyi, sabrı ve dayanıklılığı öğretti. Ufkumu genişletti, istersem her yere gidebileceğimi gösterdi.

  • Sohbetimizin başında ilk turunun Nemrut tırmanışı olduğunu söylemiştin.
  • Evet benim olmayan demir bir Bisan bisiklet ve ben doğru dürüst vites kullanmasını bilmiyordum .
  •  
  • İlk deneyim için oldukça  sert bir rota.
  • Hem de nasıl. Son 12 km yürüyerek yüklerle çıkmıştım temmuz sıcağında.
  •  
  • Bisiklete borçluyum dediklerinden bahsedersek.
  • Sağlığımı, canlılığımı, arkadaş çevremi, ülkemin çok yerine gitmeyi, kendime güvenimi, başarabilmeyi, yeterli olmayı…
  •  
  • Türkiye’nin bisikletliye bakışı konusunda ne diyeceksin?
  • Genelde bana göre iyi.  Bu güne kadar kötü bir olayla karşılaşmadım; ki ben ülkenin ücra yerlerine de gitmiş biriyim.
  •  
  • Başına sıkıntılı bir durum gelmedi o zaman.
  • Gelmedi yalnız bile yol yaptım. Yine de iyiydi hele 3-4 kişi oldunuz mu güven duygusu çok daha fazla oluyor. Hatta merak uyandırıyoruz.
  •  
  • Bisikletle geçirdiğin zamanı ne ile geçirebilirdin başka? Yollarda pedal çevirirken yanından geçip giden fırsatlar olabileceğini düşündün mü?
  • Başta da dediğim gibi bisiklet hayallerine seni götüren vasıta.  Uzun yolun insana getirdiği bir şey daha var; kendinle hesaplaşma. O uzun saatler boyunca devamlı kendi kendine konuşuyorsun bir iç hesaplaşma yapıyorsun.
  •  
  • Hesaplaşma?
  • Evet hayatınla ilgili bir suru olayı çözmeye çalışıyorsun, sınırlarını tanıyorsun.
  •  
  • Terapi gibi
  • Evet kesinlikle. 
  •  
  • Herkesin düşü farklıdır. Düşselinde bisikletin yeri ne?
  • Ben hayatımda hiç bir şeye deli gibi takıntılı olmadım. Fakat bisikletle seyahati sevdiğim için devamlı rotalar bulmak, gideceğim rotaların hakkında araştırma yapmak ve hayal kurmak ;bu çok güzel. 
  •  
  • Seni hayallerine götüren değerli bir vasıta.
  • Evet. Araçla gittiğim yollarda bile bisikletle gelsem nasıl olurdu diye düşünürüm.
  •  
  • Hayal kuran ve gerçekleştirmekte cesareti olmayanlara ne söylemek istersin?
  • Hiçbir şeye geç kalmaz insan. Fırsatları hemen değerlendirsinler. Ertelemenin bir anlamı yok. Bir inanış vardır: “ İnsan gençken gücü vardır, fakat zamanı ve parası yoktur. Yaş biraz ilerleyince ise parası ve vakti vardır bu kez gücü yoktur.” Böyle bir şey yok. Ya da ben bu tezi çürütüyorum. Gücüm de var vaktim de, çünkü içimdeki coşku bitmiyor, spor ve doğa ile besliyorum.
  •  
  • Son söz?
  • Hiç bir şey için geç kalmaz insan.

Röportaj: Esma Eser Açıkgöz.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s