EuroVelo GENİŞLİYOR

EuroVelo ağı, Avrupa’nın tamamını bağlayan ve birleştiren 16 uzun mesafe bisiklet rotasından oluşuyor. Ağ 1995 yılında kuruldu, genişledi, büyüdü. Bu rotaların ölçülmesi ve haritalanması sistematik bir işleyişle düzenli olarak yapılamadı, ancak geçtiğimiz yıl ECF EuroVelo ekibi 38 ülkede bulunan Ulusal Koordinatörler ve Ulusal Koordinasyon Merkezlerine ulaştı ve en güncel rota bilgilerini(henüz sadece harita üzerinde olanlar da dahil) istedi.

Bu yeni veriler sonucu rotaların toplam mesafesini de hesaplamak mümkün oldu. Ortaya çıkan mesafe ECF ve EuroVelo yetkililerinin beklentilerinin epey üstünde, 90.000 km’ye yakındı. Bazı kesimlerde birden fazla rotanın kullandığı güzergahlar düşüldüğünde ise 80.500 km olarak hesaplandı. Bu da EuroVelo’yu dünyanın en büyük bisiklet rotaları ağı yapmaya yetti.

Hangi rotanın en uzun, hangi rotanın en kısa olduğunu merak ediyor musunuz? İşte en son verilere göre rotaların uzunlukları;

  • EuroVelo 1 – Atlantic Coast Route: 11,150 km Atlantik Kıyı Rotası
  • EuroVelo 2 – Capitals Route: 5,000 km Başkentler Rotası
  • EuroVelo 3 – Pilgrims Route: 5,400 km Hac Rotası
  • EuroVelo 4 – Central Europe Route: 5,100 km Orta Avrupa Rotası
  • EuroVelo 5 – Via Romea (Francigena) : 3,250 km
  • EuroVelo 6 – Atlantic-Black Sea : 4,450 km  Atlantik – Karadeniz Rotası. (Tuna Nehri’nin her iki tarafında da aynı standartlarda mevcut olan kısımlar dahil edildiğinde 6000 km)
  • EuroVelo 7 – Sun Route: 7,050 km Güneş Rotası
  • EuroVelo 8 – Mediterranean Route: 7,500 km Akdeniz Rotası (İzmir bu rotaya bağlandı)
  • EuroVelo 9 – Baltic-Adriatic: 2,050 km Baltık – Adriyatik Rotası
  • EuroVelo 10 – Baltic Sea Cycle Route: 9,000 km Baltık Denizi Bisiklet Rotası
  • EuroVelo 11 – East Europe Route: 6,550 km Doğu Avrupa Rotası
  • EuroVelo 12 – North Sea Cycle Route: 7,050 km Kuzey Denizi Bisiklet Rotası
  • EuroVelo 13 – Iron Curtain Trail: 9,950 km Demir Perde Rotası (Yaklaşık 140 km’si Trakya Bölgemizde. Henüz saha çalışması yok. Planlanmış rota statüsünde )
  • EuroVelo 15 – Rhine Cycle Route: 1,500 km  Ren Bisiklet Rotası. ( Ren Nehri’nin her iki tarafında bulunan bisiklet yolları hesaba katıldığında 2.400 km)
  • EuroVelo 17 – Rhone Cycle Route: 1,050 km Rhone Bisiklet Rotası
  • EuroVelo 19 – Meuse Cycle Route: 1,050 km  Meuse Bisiklet Rotası( Muse Nehri’nin her iki tarafındaki yollar hesaba katıldığında 1.100 km)

EN UZUN EuroVelo ROTASI HANGİ ÜLKELERDE?

Ülke bazında EuroVelo rota uzunluklarına bakıldığında Almanya 9,800 km ile ilk sırada yer alırken, Almanya’yı 8,600 km ile Fransa ve 6000 km’nin üzerindeki mesafeyle ile İngiltere takip ediyor.

http://www.eurovelo.com adresindeki haritalara artık güncellendi. Akıllı telefon uygulaması da hem Android, hem de IOS için erişime açık. Yeni haritaların basımı ise Mart 2020’de yapılacak. Şimdilik 2016 versiyonunu indirmek mümkün. İndirmek için linke tıklayın. https://drive.google.com/file/d/1M6TqxquyzxYmDwU0ZxN3b6gtYzdt44kb/view

Haritada henüz geliştirme aşamasında olan, henüz sadece haritada yer alan, ama sahada olmayan rotalarda belli renklerle betimlenmiş. Tur planlarınızı yaparken bu ayrıntıları dikkate almanızı öneririz.

Keyifli sürüşler dileriz.

ECF – Avrupa Bisikletçiler Federasyonu EuroVelo 8 Akdeniz Rotası İzmir uzantısını onayladı.

Bu güzel haberi paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum; çünkü süreçte ben de görev aldım. ENVERÇEVKO (Enerji Verimliliği ve Çevre Koruma Derneği) olarak EuroVelo ulusal koordinatörlüğünü aldığımızda bu proje pek fazla bilinmiyordu ülkemizde. Çok sayıda konferans, çalıştay, toplantıya katılarak yıllarca anlatmaya çalıştık. 2016’da İzmir BŞB resmi başvuruyu yaptığında emeklerimizin boşuna harcanmadığını gördük. Bugün ise İzmir’in EuroVelo’ya resmen kabul edildiğini açıklamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu başarının 1 numaralı mimarı, gece gündüz çalışarak kendini bu işe adayan dernek başkanımız Feridun Ekmekci’dir. Sonrasında İzmir BŞB Bisiklet ve Yaya Şefliği’nin yoğun iş yüküyle çalışan özverili ekibi (Özlem Taşkın Erten, Burak Tümer, Aslıhan Tekin) ve de kararların alınmasını sağlayan yetkililerdir. Ulaşım Dairesi Başkanı Mert Yaygel bu süreçte samimi yaklaşımları ile çok önemli katkılar sağlamıştır. Emeği geçen herkesi kutluyor, destek olan dostlara teşekkür ediyorum.

Ancak vurgulamak isterim ki henüz işin başındayız. Yapmamız gereken çok iş var. Daha çok çalışacağız.

Çalışmak demişken, sizleri 5-6-7 Aralık tarihlerinde Travel Turkey (İzmir) Fuarı’nda yapacağımız EuroVelo bilgilendirme sunumlarımıza davet etmek isterim. Programı fuar web sitesinden takip ediniz.

Aşağıda Avrupa Bisikletçiler Federasyonu, EuroVelo Ulusal Koordinatörü ENVERÇEVKO ve İzmir BB’nin ortak basın açıklamasını paylaşıyorum.

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan başvuru sürecini takiben, ECF Avrupa Bisikletçiler federasyonu 12 Ekim 2019 tarihli toplantısı ile yaklaşık 500 kmlik kıyısal bisiklet güzergahının EuroVelo – European cycle route network – Avrupa bisiklet rotaları ağı EuroVelo 8 Akdeniz rotasının bir uzantısı olarak onayladı.
EuroVelo 8 – Akdeniz Rotası, İspanya Cadiz şehrinden başlayıp Atina ve feribot ile Kıbrıs’a kadar uzanan uzun yol bisiklet rotasıdır. Rota halen devam eden MEDCYCLETOUR projesi ile geliştirilmektedir. Bu 500 km lik uzantı ile rota 7500 km’ye ulaşacak ve İzmir kıyı şehirlerinden, Yunan adalarından feribot bağlantıları sayesinde Endülüs, Fransız Rivyerası, Adriyatik kıyıları, Balkan yarımadasını birbirine bağlayacaktır. Akdeniz Rotası, Helenistik ve Roma döneminin kültürel miraslarını ve dünyanın en güzel kıyı manzaralarını birbirine bağlayacaktır. İzmir ili, davetkar plajları, huzurlu sahil kasabaları, Pergamon ve Efes gibi dünya kültürel mirasları ile içinizi ısıtacak.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, EuroVelo8 Akdeniz rotası uzantısı için 2016 yılında başvuru dosyasını ECF’e sundu. Bu proje boyunca ENVERÇEVKO derneği EuroVelo Ulusal Koordiantörlüğü ile birlikte çalışmalar yürüttü. ENVERÇEVKO derneği 2007 yılında Muğla merkezli kurulmuş, sürdürülebilir turizm, sürdürülebilir çevre dostu ulaşım ve halk tabanına yayılmış spor ve kültür kampanyalarına (Hareket Haftası, ŞimdiBisikletZamanı, Açık Sokaklar Günü vb) odaklanmıştır. İzmir Büyükşehir Belediyesi, başvuru döneminden bu yana uzantının EuroVelo ağına dahil edilmesi için altyapı ve lobi çalışmalarını yürütmek, rotayı geliştirmek, EuroVelo 8 logoları ile işaretlemek, pedal çevirmek isteyen bisikletçilerin ihtiyaçlarını giderecek altyapı çalışmalarını koordine etmektedir. Rota geliştirme ve tanıtım çalışmaları yeni dönemlerde uygulamak üzere planlı olarak devam edecektir.
Üç yıllık başvuru süreci sonunda ECF teklif edilen uzantı güzergahı onayladı. EuroVelo 8 Akdeniz rotası, Türkiye Bulgaristan sınırı ve Edirne’den geçen 140 kmlik EuroVelo 13 ICT (Iron Curtain Trail) rotasından sonra ikinci EuroVelo rotası olacaktır. EuroVelo 8 Akdeniz rotası İzmir uzantısı EuroVelo ağını önemli bir kültürel ve tarihi noktaya getiriyor, çünkü Türkiye’nin üçüncü büyük şehri olarak 3000 yıldan fazla kentsel tarihe sahip tarihi Smyrna antik şehri.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç SOYER, EuroVelonun sürdürülebilir turizm ve ulaşım politikalarını birleştiren önemli bir girişim olduğuna inandığını belirtmektedir. Başkan, “EuroVelo işbirliği yerel bisiklet kültürünün gelişmesi ve bisiklet altyapısının gelişmesini destekleyici özelliği ile kritik öneme sahip bir kazançtır. İzmir bisikletli turizm için vazgeçilmez bir destinasyon olmayı hedeflemektedir. Şimdi, kuzeyden güneye kıyılarımız boyunca uzanan 500 km Akdeniz Rota uzantısını zenginleştirmek ve geliştirmek için çalışıyoruz. Biz, EuroVelo ağına katılan büyük bir şehir olarak ülkenin diğer şehirlerine örnek olacağımıza inanıyoruz.”
Başkan SOYER, Avrupalı bisikletçiler için İzmir uzantısının önemini şu şekilde de vurguladı: “Bisikletçiler UNESCO dünya mirasları listesindeki Efes ve Pergamon antik şehirlerini ziyaret etme fırsatına sahip olacaklardır. Bunlar; dünyanın en eski pazarlarından birine sahip olan Smyrna antik şehri; çok çeşitli yerel lezzetler, plajları, mimari ve doğal dokulara sahip sahil kasabalarıdır. Onları misafir olarak görmekten memnun olacağız”
EuroVelo direktörü Adam Bodor tarafından şu yorum yapılmıştır; “Bizler Türkiye’nin bu önemli kıyı şeridinin EuroVelo 8 Akdeniz rotasına dahil olmasından dolayı çok memnunuz. Bu sayede mevcut güzergah ile pek çok bağlantı paylaşılacak, şimdi EuroVelo ağında Efes ve Pergamon antik şehirlerinin ziyaret edilebilmesi çok harika olacaktır. Bizler İzmir Büyükşehir Belediyesi ile oldukça yakın ve yoğun bir çalışma sürdürdük. Başvuru sürecinde il genelinde bisiklet kullanımını geliştirmek için yapılan çalışmaları ve verilen taahhütleri önemsediğimizi belirtmek istiyorum.”
Onaylanan rota uzantısı, Dikili ve Çeşme limanları aracılığı ile İzmir şehrini, huzurlu bir sahil şehri olan Eski Foça, renkli mimarisi ile ünlü Alaçatı sahil şehirlerini birbirine bağlamaktadır. Bu güzergah iki önemli antik şehri birbirine bağlayacak şekilde yapılandırılmıştır : Kuzeyde Pergamon ve Güneyde Efes antik şehirleri. Denize bakan, kilometrelerce doğal rotalara sahip bu güzergah, bisikletli turistleri Türk konukseverliğini ve mutfağını keşfetmeye davet etmektedir. Güzergah boyunca yer alan küçük kasabalar, demli bir Türk çayı veya Türk kahvesi içerek dinlenme, rahatlama fırsatı, akşamları ise deniz manzaralı restoranları ile zengin meze çeşitleri ve yerel deniz ürünlerini beğeniye sunmaktadır.
Detaylı bilgi için EuroVelo 8 Akdeniz Rotası web sitesini tıklayınız. http://www.eurovelo8.com

HAKKIMIZI İSTİYORUZ

Ben bu konuda çeşitli vesilelerle yazılar yazdım. Ama Twitter’da Finlandiya ‘lı bir uzmanın Michael Collville Anderson’un sunumundan yaptığı alıntı paylaşımı oldukça çarpıcıydı. Bir de bu şekilde yazayım dedim.

Kopenhag ‘ta bisiklet kullanan vatandaşların sağladığı maddi katkı yılda 233 milyon Euro. 2011’den beri ise toplam 2,563,000 000 Euro. Şehirde bisiklet altyapısına harcanan para ise 2016-2017’de 286 milyon Euro.

Ülkemizdeki altyapı yetersizliği malum. Buna rağmen bisiklet kullanan çok sayıda vatandaş var. Hepsi birer kahraman bence. Yerel yönetimler bunu görmezden gelemezler, gelmemelidirler. O insanlar sağladıkları katkı oranında yatırımı hak ediyorlar. Bu konuda sağlam istatistik elde edilmeli ve bisiklet kullananların hak ettikleri bu yatırımlar gerçekleştirilmelidir. Bunlar yapılırken o vatandaşlarla veya onları temsil eden sivil toplum örgütleri ile mutlaka bilgi ve görüş alışverişi yapılmalıdır.

Bisiklet kullanmak demokratik bir haktır.

Kahraman demişken bu konuya bir kahramanın yazdıklarına bir bakalım. Malatya’daki kahramanlardan Ersin Özdemir Dünya Bisiklet Günü vesilesiyle şöyle yazmış;

Değerli Bisiklet Severler; Her bir bisikletli aslında gizli bir kahraman değil mi?

🚲Havayı böylesine kirletenlerin yanında sıfır karbon ile ulaşım sağlayan,

🚲Gürültü yapmadan, şehirleri trafiğe boğmadan dilediği yere gidebilen,

🚲 Fosil yakıt kullanmadan hem ekonomik hem de havaya katkı sağlayan,

🚲 Ulaşımı sağlarken kendisine iyi bakmış, yani sağlıklı bir bünye ile dinç, dinamik olan,

🚲 Her pedalda endorfin salgılayarak mutlu olan ve çevresini de mutlu eden…

Bugün bisikletli bir yaşamı seçen herkes aslında gelecekteki dünyayı kuruyor ve yaşıyor. Bunu, yıllar sonra herkes mutlaka görecek… Bizce tüm bisikletliler doğayı, havayı, şehri, herkesin sağlığını koruyan ve kurtaran gizli birer kahraman. Bizce dünyayı Bisikletliler Kurtaracak 👍🚲

3 Haziran Dünya Bisiklet günü ve 5 Haziran Dünya Çevre Günü Kutlu Olsun!

MALATYA BİSKLET VE DOĞA SPORLARI DERNEĞİ

DÜNYANIN EN SAĞLIKLI ŞEHİRLERİ

Bu başlığı sosyal medyada görünce benim aklıma hemen ‘Bu listede Türkiye’den şehirler var mı acaba?’ sorusu geldi. Yoksa ilk sırada bizden bir şehir mi var? Ne yazık ki hayır. İlk 5 şöyle:

Amsterdam, Oslo, Münih, Rotterdam, Berlin.

Bu listeyi oluşturan kim?

Spot a Home adlı emlak komisyonculuk şirketi. Avrupa’da 8, Asya’da 1 ülkede faaliyetleri var.

Kriterler: spor ve fitness merkezleri(Rastgele seçilen 60 spor ve fitness salonunun Google’da aldığı puanlar), yıllık gün ışığı ortalaması, ortalama ömür uzunluğu, fast food restoranları(100.000 kişiye düşen restoran sayısı. İlginç ama sayının fazlalığı artı değer olarak hesaplanmış), yetişkinlerde obezite oranı(Dünya Sağlık Örgütü verileri esas alınmış) , yıllık tatile çıkma ortalaması, iş-yaşam dengesi, hava ve su kalitesi, yeşil alan, elektrikli otomobil şarj noktaları.

Listede toplam 89 şehir var. Listeye girebilen şehirlerimiz Bursa, İzmir ve İstanbul. Gözler muhtemelen Eskişehir’i arayacaktır burada. Neden yok bilemiyorum. Eksik verisi olan şehirlerin listeden çıkarıldığı belirtiliyor. Belki o şehirlerin arasındadır diyelim. İşte listenin tamamı;

  1. Amsterdam, Hollanda
  2. Oslo, Norveç
  3. Münih, Almanya
  4. Rotterdam, Hollanda
  5. Berlin, Almanya
  6. Talinn, Estonya
  7. Viyana, Avusturya
  8. Adelaide, Avustralya
  9. Helsinki, Finlandiya
  10. Perth, Avustralya
  11. Brisbane, Avustralya
  12. Stockholm, İsveç
  13. Hamburg, Almanya
  14. Canberra, Avustralya
  15. Valencia, İspanya
  16. Göteborg, İsveç
  17. Ljubljana, Slovenya
  18. Lisbon, Portekiz
  19. Kopenhag, Danimarka
  20. Wllington, Yeni Zelanda
  21. Montreal, Kanada
  22. Singapur, Singapur
  23. Cenevre, İsviçre
  24. Mangalore, Hindistan
  25. Zürih, İsviçre
  26. Lüksemburg, Lüksemburg
  27. Lyon, Fransa
  28. Frankfurt, Almanya
  29. Melbourne, Avustralya
  30. Bratislava, Slovakya
  31. Vancouver, Kanada
  32. Vilnius, Litvanya
  33. Muskat, Umman
  34. San Fransisko, ABD
  35. Auckland, Yeni Zelanda
  36. Roma, İtalya
  37. Seul, Güney Kore
  38. Dublin, İrlanda
  39. Zagreb, Hırvatistan
  40. Londra, Birleşik Krallık
  41. Abu Dabi, Birleşik Arap Emirlikleri
  42. Tel Aviv, İsrail
  43. Porto, Portekiz
  44. Madrid, İspanya
  45. Şikago, ABD
  46. Moskova, Rusya
  47. Toronto, Kanada
  48. Sydney, Avustralya,
  49. Tokyo, Japonya
  50. Budapeşte, Macaristan
  51. Varşova, Polonya
  52. Barselona, İspanya
  53. Prag, Çekya
  54. New York, ABD
  55. Marsilya, Fransa
  56. Brüksel, Belçika
  57. Hong Kong, Çin
  58. Belgrad, Sırbistan
  59. Rejkjavik, İzlanda
  60. Cape Town, Güney Afrika
  61. Milano, İtalya
  62. Dubai, BAE
  63. Houston, ABD
  64. Paris, Fransa
  65. Atina, Yunanistan
  66. Cork, İrlanda
  67. Los Angeles, ABD
  68. Leeds, Birleşik Krallık
  69. Doha, Katar
  70. Lille, Fransa
  71. Edinburgh, İskoçya, Birleşik Krallık
  72. Bursa, Türkiye
  73. Bangkok, Tayland,
  74. Buenos Aires, Arjantin
  75. Santiago, Şili
  76. Bükreş, Romanya
  77. Riyad, Suudi Arabistan
  78. Lima, Peru
  79. Chennai, Hindistan
  80. Kuala Lumpur, Malezya
  81. Manchester, Birleşik Krallık
  82. Kahire, Mısır
  83. İzmir, Türkiye
  84. Bogota, Kolombiya
  85. Mexico City, Meksika
  86. Sao Paulo, Brezilya
  87. Shanghai, Çin
  88. İstanbul, Türkiye
  89. Kazablanka, Fas

Fotoğraf: Adnan Çangır – Yeni Şakran, İzmir

Kaynak: https://www.spotahome.com/healthiest-cities-world

KAFAMIZ MI DAR; BİSİKLETLER Mİ, SOKAKLAR MI?

Bu kutularda pasta varmış. Başka şeyler de olabilir. Bunları taşımak için pastaneler kocaman kamyonetler kullanıyor. Hem de bazen bisiklet yoluna park edip dükkana aktarıyorlar pastaları.

Londralılar bunu yapıyorsa biz yapamaz mıyız? Şimdi elektrikli kargo bisikletleri ile daha da kolay. Şöyle bir düşünün; şehirde esnafa dağıtım yapan ne kadar çok kamyonet tipi araç var. Kargo bisikletler tercih edildiğinde önemli bir rahatlama olacağı muhakkak. Olmaz diyenlere cevabı Will Bradley vermiş.

Bu fotoğrafı Twitter’da paylaşan Will Bradley’e göre dar olan bizim kafalarımız. Sokaklar veya bisikletler değil.

Bradley’in profilinde ‘Londra Belediyesinde daha fazla insanın yürümesi ve bisiklete binmesi için çalışıyor’ yazıyor.

BM 3 HAZİRAN DÜNYA BİSİKLET GÜNÜ

Birleşmiş Milletler, 3 Haziran’ı Dünya Bisiklet Günü ilan etti geçen yıl. Bu başlı başına önemli bir gelişme. Bir o kadar da geç kalınmış bir karar. Bu yıl ikinci kez kutlanacak. Birleşmiş Milletler’in sitesinde bu konuda neler yazılmış bir bakayım dedim. Özetlemeye çalışayım.

Yürüyen ve bisiklet kullananların gereksinimleri (ki şehir sakinlerinin çoğunluğunun gereksinimidir) ele alınmaya devam ediyor. Yayalara ve bisikletlilere yatırım yapmak bir yandan hayat kurtarırken diğer yandan çevreyi korur, yoksulluğun azaltılmasına katkı sağlar. Yürüyen ve bisiklet kullanan insanların ihtiyaçlarını karşılamak, şehirlere hava kalitesinin iyileştirilmesi, yol güvenliğinin sağlanması, nüfus artışı ile artan emisyon değerleri arasındaki doğru orantının ortadan kalkması konularında yardım eden hareketlilik çözümlerinin önemli bir parçası olmaya devam etmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre yürüyüş ve bisiklet için daha güvenli olanaklar sunmak, daha sağlıklı toplum hedefine ulaşmanın da yolunu açar. Özel araç almaya maddi gücü yetmeyen kent sakinleri için bir ulaşım modeli olan yürüme ve bisiklet aynı zamanda kalp rahatsızlığı, kriz, bazı kanser türleri, şeker gibi rahatsızlıkların yanı sıra ölüm riskini bile azaltmaktadır. Aynı şekilde gelişmiş aktif ulaşım sadece sağlıklı olmakla kalmıyor, aynı zamanda eşitlikçi ve düşük maliyetli olmasıyla da dikkat çekiyor.

Neden bisiklet?

  • Bisiklet sade, erişilebilir, güvenilir, temiz ve çevreyle uyumlu, sürdürülebilir bir ulaşım modelidir.
  • Bisiklet sadece bir ulaşım modeli değil, aynı zamanda eğitime, sağlığa ve spora olumlu katkılar sağlayan, erişimi kolaylaştıran bir araç olarak da işlevseldir.
  • Bisiklet ile kullanıcı arasındaki sinerji yaratıcılığı ve sosyal etkileşimi geliştirir ve kullanıcıya hızlı bir çevre bilinci kazandırır;
  • Bisiklet sürdürülebilir ulaşımın sembolüdür ve sürdürülebilir üretim ve tüketim farkındalığı yaratmaya yardımcı olur ve iklim üzerinde olumlu etkiye sahiptir.

Dünya Bisiklet Günü:

  • BM üye ülkelerini uluslararası, ulusal ve bölgesel kalkınma politikaları ve programlarına bisikletin dahil edilmesi konusunda özel önem göstermeye teşvik eder;
  • Üye ülkeleri yol güvenliğini iyileştirmeleri ve yaya ve bisikletli güvenliğini politikalar ve önlemler aracılığıyla ve daha kapsamlı sağlık kazanımları için yaralanmaların ve bulaşıcı olmayan hastalıkların azaltılması vizyonuyla aktif olarak destekleyerek sürdürülebilir ulaşım ve hareketlilik ile entegre etmeleri için teşvik eder;
  • Paydaşları; çocuklar ve gençler için eğitimi güçlendiren, sürdürülebilir kalkınmayı harekete geçiren, hastalıkları önleyen, toleransı, karşılıklı anlayışı ve saygıyı arttıran, sosyal içerme ve barışı güçlendiren bir araç olarak bisikletin önemini vurgulamaya ve geliştirmeye teşvik eder;
  • Üye ülkeleri, toplumun her kesiminde bisikleti öne çıkarmak için en iyi uygulamaları ve yöntemleri kendi bünyelerinde uyarlamaya; ulusal ve yerel ölçekte fiziksel ve zihinsel sağlığı ve genel sağlığı güçlendiren, toplumda bisiklet kültürünün yayılmasına katkı sağlayan bisiklet sürüşleri düzenlemeye teşvik eder.

Birleşmiş Milletler, üye olan ülkelere bu çağrıyı yapmış, ama ülkemizde resmi makamlarca planlanan bir program veya kutlama var mı bilmiyorum, ama bisiklet dernekleri ve grupları çeşitli etkinlikler düzenliyor.

DEV METROPOL ON YIL ÖNCE NEYİ BAŞARDI?

Janette Sadik Khan 10 yıl önce New York şehrinin trafikten sorumlu müdürüydü. Şehrin en işlek caddelerinden ünlü Broadway’i tamamen yayalaştırma kararı aldılar ve uyguladılar. Şimdi Khan diyor ki; ’10 yıl önce insanlar bize deli diyordu. Şimdi ise arabaları geri getirmek delilik olur.’ Ve ekliyor: ‘Bu sadece bir yayalaştırma projesi değildi, aynı zamanda şehirlerin caddelere bakış açısını değiştiren bir devrimdi.

O dönemin New York belediye başkanı ünlü Mike Bloomberg ise şunları söylüyor: Broadway ve Times Meydanındaki bu proje tamamlandığında şehrin en simgesel bölgeleri daha güvenli, daha temiz ve ticari işletmeler için daha kazançlı hale geldi. Dünyadaki çeşitli şehirlerin bu uygulamayı taklit etmesinde şaşılacak bir şey yok.

Ben de diyorum ki artık dünyada bir çok şehirde belediye başkanları yeni otoparklar, dev motorlu taşıt bulvarları,tüp geçitler yaptıkları için değil, motorlu taşıt trafiğine sınırlamalar getirdikleri için övünüyorlar. Hele hele bunu bu dev metropolde, dünyada otomobil kültürünün en çok hakim olduğu ülkede gerçekleştirmek daha da anlamlı.Bizim 100 .000 nüfuslu şehirlerimiz bile henüz trafik sorununu otopark yaparak çözeceğini düşünüyor. 10 yıl önceki bu devrimin bizim yöneticilerimizin kafasında da gerçekleşmesi dileğiyle. Fotoğraf:Janette Sadik Khan Kaynak: Twitter

HOTEL IBSENS, KOPENHAG

Torvehallerne yiyecek marketine ve Norreport metro istasyonuna 5 dk mesafede, şehrin merkezindeki Nansensgade bölgesinde yer alıyor.

Duvarlarında çok sayıda ressamın eserlerini görebileceğiniz bu otel, dünyada bir ilke imza atmış. Çeşitli ressamların 12×18 cm boyutundaki eserlerinin para yerine kabul edildiği bir sistem olan Artmoney, bu uygulamayı destekleyen çeşitli iş yerlerinin yanı sıra Ibsens otelde de para yerine geçiyor. Her bir eser 200 Danimarka kronu değerinde. (1 kron, 95 kuruş) Sanatçısı kim olursa olsun bu değer değişmiyor.

Otelin bir başka güzel uygulaması da haftada bir kez düzenlediği koşular.

Benim beğendiğim bir köşe ise plak köşesi oldu. Raflarda yerini almış olan plaklardan beğendiğinizi seçip hazırda bekleyen pikapta çalabiliyorsunuz.

Kahvaltısı son derece kaliteli ürünlerden oluşuyor. Özellikle organik ürünleri sunmaya gayret ediyorlar. Özellikle incecik çikolataları, meyve tadında reçelleri, marine edilmiş herring balığı(çiğ yeniyor), ince uzun cam kaplarda pişirilen çırpılmış yumurta, 8-10 çeşit peynir, çok lezzetli tam tahıllı ekmekler, zengin karışımlı kahvaltı gevreği ve daha niceleri kahvaltıda sizi bekliyor.

Kahvaltı yaparken masadaki kart dikkatimi çekti. Salt of Hearts diye özel karışım bir tuz hazırlamışlar, ama bunu masalarda sunmuyorlar. Ücret ödeyip satın almanız gerekiyor. Bu otelde yetişen bir şef’in özel araştırmalar sonucu bulduğu gizli bir karışım imiş.

Banyoda sunulan Nordic Amber markalı şampuan, el sabunu ve duş jeli inanılmaz kaliteli. Aynı zamanda otelden satın almanız mümkün. Fiyatı mı? Sıkı durun söylüyorum: 100 ml şişedeki ürünler 125, 150 ve 175 kron.

Benim dikkatimi çeken bir başka ayrıntı da asansörün kapısında ve merdivenlerde merdiven kullanmanın yararlarının anlatıldığı kısa notlar oldu.

KOPENHAG BİSİKLETLİ ULAŞIM ALTYAPI PLANLAMA EĞİTİM VE SAHA ÇALIŞMASI

Enerji Verimliliği ve Çevre Koruma Derneği olarak sürüdürülebilir ulaşım ve sürdürülebilir turizm ana başlıklarında çalışmalar yapıyoruz. Bu kez yolumuz Kopenhag’a düştü. İki günlük yoğun bir program dahilinde Finlandiya, ABD, Almanya ve Avusturya’dan gelen ve çoğunluğu belediye ulaşım birimleri çalışanı veya ulaşım hizmetleri alanında danşımanlık hizmeti veren şirket çalışanı olan 12 kişiyle birlikte ibrtakım yetkilileri ve uzmanları ziyaret ettik, sunumlara katıldık, uzmanlar eşliğinde sahayı bisikletle dulaşıp yerinde bilgi aldık, çok farklı açılardan şehrin bisikletle olan muhabbetine tanıklık ettik.

Ziyaret ettiğimiz kurumları ve kişileri şöylece sıralamaya çalışayım;

Klaus Bondham: Danimarka Bisikletliler Federsayonu Başkanı, Kopenhag Belediyesi eski Trafik Birimi müdürü.

Marie Kastrup: Kopenhag Belediyesi Bisiklet Birimi başkanı.

Sidsel Bir Hjuler: Super Cycle Highways projesi yöneticisi.

Troeis Andersen: Odense şehri trafik ve ulaşım plancısı.

Jens Erik Larsen: Bisiklet rotası planlama ve tabelalama uzmanı. Froningen Frie Fugle danışmanlık şirketi.

Carsten Hoeg Maegaard: Gladsaxe Belediyesi yollar ve trafik işleri müdürü.

James Thoem: Copenhagenize danışmanlık şirketinde şehir plancısı.

Pernille Vederso: Cycling Without Age proje sorumlusu.

Yapımı tamamlanmış yeni bir bisiklet ve yaya köprüsü
Photo credit: Adnan Cangir


Kopenhag’ta bisikletle ilgili sorunların belki de en önemlisi bisiklet trafiğindeki aşırı yoğunluk nedeniyle yaşanan tıkanıklıklar. Bu sorunu çözmek için tasarlanan bu köprü çok işe yaramış. Günlük 15.000 bisikletli kullanıyor.

https://photos.app.goo.gl/7qoKiiGrA9iMjim49

https://photos.app.goo.gl/DpECPwcHcPaoBXQx6

Avrupa Birliği #SivilDüşün 8917 No’lu proje desteği ile gerçekleştirilmiştir. Eğitim sonrasında iyi uygulama örnekleri konusunda ülkemizdeki ilgili paydaşlara (belediyeler vb) bilgi paylaşımı sağlamak amaçlanmaktadır.

BIKE PATHS IN SOUTH KOREA

Here is the cycling traveller Heather Dee’s impressions about Korea.

Today I arrived in Fukuoka, Japan by ferry from Busan, South Korea. I cycled a bikeway from northwest of Seoul to southwest of Busan. Amazing bike paths full of wonderful cyclists. Nearly every day I was given treats! You can see they take cycling very seriously. I received a great deal of respect. Some mad steep inclines I did not expect. With some diversions was about 750km. Loved that I could camp anywhere. I was very lucky to arrive for the Cherry Blossom season.

Photo credits: Heather Dee

Resource: Heather Dee / Facebook.

KASABANIN ORTA YERİNDE BİR ÜLKEDEN DİĞERİNE

Bu fotoğraf 2015 yılında NowWeMove kitlesel fiziksel aktivite kampanyasına destek olmak için Enerji Verimliliği ve Çevre Koruma Derneği (Bu kampanya Uluslararası Spor ve Kültür Birliği (ISCA) tarafından dünya genelinde yürütülmekte; derneğimiz ise bu kampanyanın ulusal koordinatörlüğünü yürütmektedir.) olarak gerçekleştirdiğimiz Muğla’dan Brüksel’e NowWeBike projesinden. 46 günde ve 2750 km pedal çevirerek tamamladığımız turun son haftasındayız. Eylül başı. Hollanda’nın Maastricht şehrinde, uzun tur deneyimi olan sevgili Carla van Tatenhove bize katıldı. İşte bu bölgede bu ilginç anı yaşadık. Hollanda’daki bir kasabadan geçerken birden karşımıza Belçika’ya, Smeermaas Lanaken kasabasına girdiğimizi haber veren bu tabela çıkıverdi. Aynı durum, üç gün önce Almanya’nın Aachen şehrinden geçerken de karşımıza çıktı. Aachen’de büyükçe bir caddede ilerlerken birden bire Netherlands tabelasıyla karşılaştık. Malum, Avrupa Birliği ülkeleri arasında gümrük kontrolü olağanüstü haller dışında uygulanmıyor. Ama insan yine de düşünmeden edemiyor: Avrupa Birliği öncesinde bu işin içinden nasıl çıkıyorlardı?

DÜNYADA BİSİKLET KULLANIM ORANI EN YÜKSEK ŞEHİR NERESİ?

Çoğumuzun aklına Amsterdam, Kopenhag gibi şehirler geliyor, ama bu kez size adını pek duymadığınız bir şehirden bahsedeceğim.

Copyright photo by Kevin Mayne

Basit bir tez: Eğer Hollanda dünyanın en çok bisiklet kullanılan ülkesi ise, en çok bisiklet kullanılan şehri de bu ülkededir.

Bu tezi ortaya atan, o şehrin bisikletten sorumlu yetkilisi. İstatistikler, bu şehrin, bisiklet kullanımının yaygınlığıyla ünlü şehirleri Groningen ve Utrecht’in bile ilerisinde olduğunu gösteriyor.

From Cycling Facts Netherlands Institute for Transport Policy KIM

Hollanda’nın birkaç şehrini gezdikten sonra bisiklet altyapısında tanımlayıcı unsurların neler olduğunu rahatlıkla tespit edebilirsiniz.

Geniş ve kullanışlı bisiklet yolları.

Copyright photo by Kevin Mayne
Copyright photo by Kevin Mayne

Köprüler ve alt geçitler.

Copyright photo by Kevin Mayne
Copyright photo by Kevin Mayne
Copyright photo by Kevin Mayne
Copyright photo by Kevin Mayne
Copyright photo by Kevin Mayne
Copyright photo by Kevin Mayne
Copyright photo by Kevin Mayne
Copyright photo by Kevin Mayne
Copyright photo by Kevin Mayne

Motorlu taşıt trafiğine kapalı, yayaların ve bisikletlilerin uyum içinde kullandığı şehir merkezleri.

Copyright photo by Kevin Mayne

Hatta motorlu taşıtlardan ayrılmamış, sadece şerit çizilerek ve kırmızıya boyanarak oluşturulmuş bisiklet yolları.

Copyright photo by Kevin Mayne

Bu noktada şunu belirtmek gerekir ki bu tür yollarda motorlu araçlar misafir unsur durumundadır ve hız sınırı 30 km/saattir. Bisiklet kültürünü özümsemiş sürücüler bisikletliler için tehdit oluşturmazlar. Bu yüzden de bir takım bariyerlerle yolu ayırma gereksinimi duyulmaz.

Copyright photo by Kevin Mayne
Copyright photo by Kevin Mayne

Dönel kavşaklarda bile bisikletlinin üstünlüğü söz konusudur, ve motorlu taşıt sürücüleri bunu bilirler.

Burası neresi mi?

Zwolle. 120.000 civarında nüfusu olan, geçmişi 1500 yıl kadar geriye giden tipik bir Hollanda şehri.

Kaynak: http://www.idonotdespair.com

Fotoğraflar: Kevin Mayne

Copyright photo by Kevin Mayne
%d blogcu bunu beğendi: